"ÇİN BİR DÜNYA DEVİ…KAYBEDEN OLABİLİRİZ”

Tekstil devlerinin arasında ‘ben de buradayım’ diyen VGE Tekstil, fabrikası olmadan Disney’e üretim yapabilen Türkiye’deki tek üretici… Firma özellikle Avrupa’ya ihraç ettiği Disney lisanslı ürünleriyle dikkatleri üzerine çekiyor. Yıllık 8 buçuk milyon Euro ihracat rakamıyla emin adımlarla yoluna devam eden firma üretim ve ihracatla her gün büyüyor.

"ÇİN BİR DÜNYA DEVİ…KAYBEDEN OLABİLİRİZ”
- A +

Özge Comba Alkış

Geleneksellik içinde başlayan bir hayat hikâyesi… Tesadüflerle devam eden, başarıya odaklanan ve vazgeçmeden çalışan girişimci bir kadın örneği… Hiç düşünmediği bir bölümde başlayan iş yaşamı, karşılaşılan engeller ve mücadeleci bir tavır… VGE Tekstil Firma sahibi Veda Girgin Eroğlu, geriye dönüp baktığında bulunduğu konuma gelmenin sırlarının olduğunu ve bu sırları aslında şimdi fark ettiğini söylüyor.

VGE Tekstil 2007 yılında “önce müşteri memnuniyeti” ilkesiyle ev tekstili, çarşaf, nevresim üzerine üretim yapmak amacıyla kuruldu. Ham bezleri Denizli-Uşak’ta dokutan firma Bursa’da ise fason baskı ve düz boyama sözleşmelerinin olduğu fabrikalarda boya ve baskılarını yaptırıyor. Yaklaşık bir yıl boyunca işlerini home office yürüten şirket, şimdiler de Avrupa ülkelerine yılda 8,5 milyon Euro ihracat gerçekleştirerek tek başına tekstil devleriyle yarışıyor. Rekabet.net VGE Tekstil Firma sahibi Veda Girgin Eroğlu’na başarılarının sırrını sordu. İşte o röportajımız…

Veda Girgin Eroğlu’nu tanıyabilir miyiz?

“Bursalı geleneksel bir ailenin kızıyım.  Uludağ Üniversitesi İİBF (İktisadi ve İdari Birimler Fakültesi) mezunuyum. Üniversiteyi bitirdiğim yıl İngilizce bilmediğimin farkına vardım. Bir yerlere gelmek istiyorsam eğer yabancı dil bilmek şart olmuştu. Şansımın yaver gitmesiyle son anda bulduğum bir Amerikan bursuyla, ABD’de bir ailenin yanında bir buçuk yıllık bir serüven yaşadım. Bu deneyim benim için hayatımın kırılma noktasıydı. Çünkü 1989 yılında böyle bir yolculuğa çıkmak, bugün Bursa’dan uzaya giden, uzay aracı ile seyahat etmekle eşdeğerdi. 1990 yılından itibaren tekstil sektörünün içerisindeyim.”

“EKSİK TARAFIMI GÖRDÜM”

Geleneksel bir aileyi ABD’ye gitme konusunda nasıl ikna ettiniz?

“Eğer kendi ayaklarımın üzerinde durmam gerekiyorsa gitmekten başka çarem yoktu.  Zaten benim bütün kodlarım bu şekilde kurulmuş…Başarılı olmak için eksik tarafımı tamamlamam gerekiyordu. Bu konuda ailemi ikna ettim.  Ama o günün koşullarında nasıl onay verdiklerini ben bugün bile hala anlamış değilim. Zaten bir buçuk yıl sonra aileden veto aldım ve geri döndüm.”

BİR PAZARTESİ SABAHI…

Çalışma hayatına ilk adımınız nerede oldu?

“Yüksek lisans eğitimimi tamamladıktan sonra amacım üniversite düzeyinde kariyer yapmaktı. Ama şartlar başka gelişti. Bir pazartesi sabahı Sönmez Holding’e gittim. Çünkü Ali Osman Sönmez’in o gün orada olacağını duymuştum. O gün yani 1990 yılında tekstille tanıştım ve bir daha da bu sektörden çıkmadım.”

“HAYATIMDA HİÇ CV YAZMADIM”

Sönmez Tekstil’le başlayan yolculuğunuz nasıl devam etti?

Hayatımda hiç cv yazmadım, nasıl yazılacağını da bilmiyorum, şansın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Siz çalışınca şansta sizi buluyor. Öğrendiklerinizin yaşarken farkına varmıyorsunuz. Yıllar geçtikçe geriye bakınca neyi nereden öğrendiğiniz daha iyi anlıyorsunuz. Ali Osman Sönmez’i her zaman rahmetle anarım. Daha sonra Çalışkan Tekstil’e transfer oldum. 1992 yılından itibaren sadece çarşaf, nevresim işini yapıyorum.”

Basamakları çıkmaya başlarken “artık yeter” dediğiniz oldu mu?

“Özel sektördeki serüvenim müşteri temsilciliği, pazarlama, ihracat müdürlüğü şeklinde devam etti. Benim sevdiğim şey insanlara hizmet etmek, diyalog kurmak ve pazarlama yapmak, durağan olmayan her türlü iş ilgi alanıma giriyordu. Sevdiğim işi keyifli yapmamın sonucunda bir şekilde başkaları tarafından sürekli keşfedildim. 2007 yılından sonra birdenbire yorulduğumu fark ettim, iş hayatımı bir şekilde yapmam gerekenleri tamamladığımı düşündüm, özel sektör yolculuğuna son verdim. 

“Sıfırdan başladım”

İşler yeniden başladı mı?

İşten ayrıldıktan sonra, daha önce iletişimde olduğum bir müşteri ihtiyacı nedeni ile benden 9 bin metre kumaş göndermemi istedi. Ancak firma yok, fatura kesemiyorum, kaynak yok… Daha siparişi yokken finansmanı da sağlamayı teyit etti. Tesadüfen bankanın önünden geçerken içeri girdim ve bir hesap açtırdım. Bana bir şahıs firması açtılar hemen. Çünkü işi halledip kapatacaktım… Biriktirdiğim müşteri potansiyelim, oluşturduğum güven bugünkü yapının temellerinin atılmasına sebep oldu. Yaklaşık bir buçuk yıl evden götürdüm. Ofis açtık… Gün gün artan ciroyla bugünlere geldim. Bunun temelinde, yaptığım işi çok sevmem ve farkına varmadan çalışmış olduğum dönemde müşterilerimin üzerinde çok güvenilir bir imaj bırakmış olduğumu zamanla anladım. Biz kaybedebiliriz ama kimsenin bizim yüzümüzden para kaybetmesine izin vermeyiz. Burada en önemli konu da birlikte yürüdüğünüz yol arkadaşlarınızla aynı dili konuşabilmeyi becermek, bir ekip olabilmeyi başarabilmek. Ne şanslıyım ki yine ilk günden yola çıktığım arkadaşlarımla hala aynı azimle ve güven ortamında beraberiz.”

Biraz da şirketinizden bahsedelim…

“15 kişilik bir ekibiz.  Uşak’ta bizim adımıza çalışan dokuma tezgahlarımız var.  Bursa’da da Özdilek fabrikasıyla özel bir anlaşmamız var. Baskı boya işlemlerimiz burada yapılıyor. Kapasitelerinin büyük bir kısmını kullanmak üzere yıllık sözleşme imzalıyoruz. Yunuseli’nde 60 kişilik, günde 3 bin nevresim takımı üretilen bir atölye var. Burası da sadece bizim firmamız için çalışıyor. 16 yılda biriktirdiğim dostluklarımı bugün iş ortaklığına dönüştürdüm… Yalnız hepsi gönülden imzalı olan iş ortakları…”

“Disney onaylı ürünler”

Çarşaf/nevresim üretiminde birçok rakibiniz var. Onlarla yarışta kendinizi nereye koyuyorsunuz?

“Çarşaf/nevresim üretiminde Avrupa’nın devleriyle yarışıyoruz. Menderes, Zorlu ve Özdilek bunların başında geliyor. Biz farkımızı Disney ürünleri üreterek ortaya koyuyoruz. Bu ürünleri üretmek için bazı belgeler almak gerekiyor. VGE Tekstil olarak bütün Avrupa’da Disney’in onaylı üreticisiyiz. Benim bildiğim fabrikası olmadan Disney’ üretim yapan tek firmayız. Ürünlerimizi Belçika, Fransa, İngiltere, Almanya, Hollanda, Danimarka…yani bütün Avrupa ülkelerine gönderiyoruz. Haftalık 25 bin nevresim takımı üretiyoruz. Yılda 2 milyon 'metre malı' ihracatı da yapıyoruz. Üretimimizin yüzde 70’i Disney, yüzde 30’uda normal desenlerden oluşuyor.”

İhracat rakamlarınız nedir? Yıl bazında değişiklik gösteriyor mu?

“Yıllık 8 buçuk milyon Euro ihracat yapıyoruz. Bu yıl da hedefimiz yine bu rakam üzerine koyduk. 2020 Ocak- Şubat ihracat çıkışlarımız şu an hedefe uygun… Ocak ayında 650 bin Euro ihracat rakamımız var. Her geçen gün global dünyadaki sorunlarla karşılaşıyoruz. Türkiye değil bizim sorunumuz.”

“ÇİN BİR DÜNYA DEVİ…KAYBEDEN OLABİLİRİZ”

Dünyadaki olaylar sizleri etkiliyor mu? Buna en güncel örnek olarak koronavirüsü verebiliriz…

“Ne yazık ki 2020 yılı çok iyi başladı diyemiyoruz. Ama yeni başlayan bu yıl ile ilgili ümitlerimizi hiç kaybetmiyoruz. Gündemde olan Koronavirüsü iş hayatını olumsuz yönde etkiliyor. Bir an önce normal günlük hayata dünya olarak dönmeyi temenni ediyoruz. Tabii bu tarz gündemler bizi etkiliyor ve yarın ne olacağını bilemiyoruz. Belki de bütün kapılar yüzümüze kapanacak. Hiçbir şey yükleyemeyeceğiz. Hiçbir şey alamayacağız. Çin meselesiyle ilgili tekstil piyasası çok umutlu ama ben aynı umudu taşımıyorum. Çin dünya devi… Baskı makinesinin bir vidası bile oradan geliyor. İskambil kâğıdı gibi Çin’deki yıkım hepimizi etkileyecektir. Kapatılan sınırlar o ülkelerdeki iş hacmi olarak iş yapanları çok etkiliyor. Hammaddeye dışardan bağımlı olduğumuzu herkesin kabullenmesi gerekiyor. Umarım çok yakın bir zamanda toparlanırız.”

Kalkınma = İhracat

İhracat neden bu kadar önemli?

“Döviz kurlarındaki artış ile iç piyasadaki maliyetler aynı oranda artmıyor. Bu dengesizlik sıkıntı yaratıyor. Sattığımız malda karda mı zararda mıyız?  gerçekten bilmiyoruz. Bizim ülke olarak kalkınmada en önemli konumuz ihracatın artması olmalıdır. İhracatın artması demek, üretim ve istihdamın artması demek. Yani çarklar kendiliğinden hızlı bir şekilde dönecek. Bunların olabilmesi için de biz ihracatçıların daha korunur ve teşvik edilir hale getirilmesi gerekiyor.

Başka yatırım düşünüyor musunuz?

Hayır. İstesek devletin verdiği teşviklerle fabrikalar kurup farklı yerlerde yatırım yapabilirdik. Ama ben Bursalıyım. 30 yıllık iş deneyimime dayanarak tekstil durumunu çok iyi biliyorum. Bana göre var olan kapasiteyi maksimum düzeyde kullanmak verimlilik getirir.”

Rekabetle ilgili düşünceleriniz nedir?

“Rekabet edebilmenin ilk şartı güvenilir bir firma olmaktır. Bizim marka değerimiz de güvenilir olmamızdan kaynaklanıyor. VGE Tekstil büyük firmaların arasında yer bulabiliyor olması çok önemli.

Rol model girişimci bir kadın olarak mesajınız nedir?

“Kadınlarımız toplumun geleneksel yapı içinde geri planda kaldı. Kadınlar nüfusları oranında ekonomiye katkı koysa GSMH yüzde 30 artar. Nüfusun yarısını oluşturan kadınların iş hayatında daha aktif yer alması gerekmektedir. Gelecekte başarılı bir ülke hedefine ulaşmak için güçlü nesiller yetiştirecek olanlar kadınlarımızdır.Cinsiyet eşitliği raporunda 153 ülke içinde 130’uncu sııradayız. Kadınlar her anlamı ile iş hayatında olsa Türkiye’yi kimse tutamaz.“

 Rekabet.net

Yorum Ekle

İlgili Haberler

<