Dijital Hizmet Vergisi Uygulanabilir Mi?


Belirlenen hadlere göre Türkiye’de Dijital Hizmet Vergisi ödeyecek mükellef sayısının 15-20 arasında olması beklenmektedir. Bu mükellefler esas itibariyle dijital dünyayı yöneten ABD şirketleridir: Google, Apple, Facebook, Amazon, Youtube, Netflix vb.



Dijital Hizmet Vergisinin Getirdikleri

7 Aralık 2019 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7194 Sayılı Kanunla “Dijital Hizmet Vergisi” adı altında yeni bir vergi daha ihdas edilmiş olup, 01.03.2020 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Buna göre Türkiye’de dijital ortamda sunulan her türlü reklam hizmetleri, içerik satışları (oyun, müzik, video, uygulama vb.), sosyal medya sitelerinde verilen ücretli hizmetler, mal ve hizmet teslimine aracılık eden “web” sitelerinde sunulan aracılık hizmetlerinden elde edilen hasılat üzerinden % 7,5 oranında Dijital Hizmet Vergisi alınacaktır. Cumhurbaşkanına bu oranı %1’e kadar indirme veya iki katına kadar artırma yetkisi verilmiştir.

Vergilendirme dönemi, takvim yılının birer aylık dönemleridir. Dijital hizmet vergisi, mükellefin beyanı üzerine tarh olunur. Dijital hizmet vergisi beyannameleri, vergilendirme dönemini takip eden ayın sonuna kadar ilgili vergi dairesine verilir. Tarh edilen vergi, beyanname verme süresi içinde ödenir.

Bu verginin mükellefi, dijital hizmet sağlayıcılarıdır. Türkiye’de bu hizmetlere ilişkin elde edilen hasılatı 20 milyon TL’den veya dünya genelinde elde edilen hasılatı 750 milyon Avrodan az olanlar dijital hizmet vergisinden muaf tutulmuştur. Belirlenen bu hadlere göre Türkiye’de Dijital Hizmet Vergisi ödeyecek mükellef sayısının 15-20 arasında olması beklenmektedir. Bu mükellefler esas itibariyle dijital dünyayı yöneten ABD şirketleridir: Google, Apple, Facebook, Amazon, Youtube, Netflix vb.

 Dijital Hizmetlerden Çifte Vergi Mi Alınacak?

Bilindiği üzere Türkiye, Aralık 2018’de yayımlanan 476 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile internet ortamında verilen reklam hizmetlerine ilişkin olarak; bu hizmeti verenlere veya internet ortamında reklam hizmeti verilmesine aracılık edenlere mükellef olup olmamasına bakılmaksızın gerçek kişilere yapılacak ödemelerden yüzde 15, dar mükellef kurumlara yapılacak ödemelerden yüzde 15 ve tam mükellef kurumlara yapılacak ödemelerden yüzde 0 oranında stopaj uygulamaya başlanmıştır.

Dijital hizmet vergisinin uygulamaya konulması ile birlikte stopaj yoluyla vergilemeye de devam edilecektir. Bu durumda, belirtilen faaliyetlerin çifte vergilendirmesi söz konusu olacaktır. Eğer çifte vergilendirme devam ederse, bu sektöre ağır darbe indirmesi beklenmektedir.

OECD’nin Dijital Ekonominin Vergilendirilmesine Yaklaşımı

OECD, 2019 Kamu İstişare Belgesinde dijital ekonomiyi vergilendirmek için üç alternatif teklif önerisinde bulunmuştur:

1) Aktif kullanıcı katılımına dayanarak mevcut kâr tahsisi ve nexus kurallarında revizyon gerektiren “kullanıcı katkı payı” teklifi.

2) Pazar yargı bölgelerine maddi olmayan duran varlıklar ile orantılı bir gelir payı sağlayan “pazarlama maddi olmayan duran varlıklar” teklifi.

3) Vergilendirilebilir bir varlık veya gelirlerin büyük bir kullanıcı tabanı ve diğerlerinin yanı sıra yerel para biriminde tahsilat ve yerel para biriminde tahsilat gibi diğer faktörlerle birleştirilmiş bir yargı alanında üretildiği sanal kalıcı bir kuruluş oluşturmayı anladığımız “önemli ekonomik varlık” teklifi.

Gerek OECD, gerekse de AB dijital ekonominin vergilendirilmesi konusunda uygulamada olan uluslararası vergileme kurallarının yetersiz kaldığı hususunda fikir birliği içinde olsa da, OECD üyesi ülkeler uluslararası alanda bu sorunların çözümüne yönelik yeni bir vergilendirme önerisi henüz geliştirebilmiş değildir. Bu nedenle şimdilik “izle gör” politikası benimsenmiş durumdadır.

 Bazı Ülke Girişimleri ve Türkiye’nin Durumu

Dijital hizmetlerin vergilendirilmesi konusunda geç kalmamak için Türkiye sekizinci ülke olarak Dijital Hizmet Vergisi Kanunu çıkarmış ve Resmi Gazete’de yayınlamıştır. Dünyada şu ana kadar Fransa, Kanada, İtalya, İspanya, İngiltere, Çekya ve Polonya Dijital Hizmet Vergisi ile ilgili düzenleme yapmıştır. Bu ülkeler Dijital Hizmet Vergisi oranını yüzde 1 ile 3 arasında belirlemiş durumdalar. Ancak bu vergiyi uygulamaya koyma konusunda çekimser davranmaktadırlar. Çünkü ABD Temmuz 2019’da Dijital Hizmet Vergisini yürürlüğe koyan Fransa’ya karşı soruşturma başlatmış ve düzenlemeyi üç noktadan hatalı bulmuştur:

1) Dijital firmalara karşı ayrımcılık içeriyor,

2) Uluslararası vergileme ilkeleri ile tutarsız,

3) Amerikan şirketleri aleyhine uygunsuz bir vergi yükü getiriyor.

Bu soruşturma sonucunda ABD yaptırım kararı aldıktan sonra Fransa geri adım atmıştır.

Ülkemizin çıkardığı ve 1 Mart 2020 tarihinden itibaren uygulamaya girecek olan Dijital Hizmet Vergisi Fransa’dan alınmıştır. Dolayısıyla Türkiye’ye karşı da ABD’nin soruşturma ve yaptırım hazırlıkları başlamış durumdadır.

Bu nedenle OECD modeli ve uluslararası çifte vergilendirme anlaşmalarında gerekli revizeleri yapmadan, bu vergiyi uygulamaya koymamız ciddi sıkıntılar doğuracaktır. Bu haliyle Dijital Hizmet Vergisinden bir gelir elde etmemiz çok zor. Dünya devi dijital şirketler bu vergiyi ödemezlerse, Wikipedia gibi erişim engellemesine gidilmesi de hem çağ dışı bir yol olacak, hem de bu defa vatandaşın ciddi tepkisine yol açacaktır. Ne demiş atalarımız: Bin ölç, bir biç…

 

<