Menşei Şahadetnameleri İle İlgili Geçmişe Dönük Cezalar!


Dış ticaret kazancın yanında, riskleri de olan bir ticaret şeklidir. Bu nedenle dış ticaret yapanlar yaptıkları işi çok iyi bilmek zorundadır. Menşei sahteciliği çok kullanılan bir kaçakçılık metodudur.



Bu konu ulusal gazetelerimizin birçoğunda çeşitli başlıklarla yer almaya devam ediyor.

24 01.2020 tarihli Dünya Gazetesinde Sayın Vahap Munyar ile Etiket Sanayicileri Derneği (ESD) Başkanı ve Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) Yönetim Kurulu Üyesi Aydın Okay’la görüşerek konuya değinmiş. Yazının içeriğinde o kadar önemli bir husustan bahsediliyor ki, o husus başlı başına, para cezası yazılan firmaların ayrıca kâbusu olacaktır. Bu uygulamanın sebebinin ABD ve ülkemizin restleşmesi, karşılıklı konulan ek vergiler, bu konuda zaman zaman yükselen inen dış ticaret önlemleri grafiği… Bunlar üzerinde durmayacağımı belirtmek istiyorum.

 Vergiden kaçanlar…

 ETS Başkanı ve ASD Yönetim Kurulu Üyesi Okay ile yapılan söyleşiden bir bölüm:

- “Yaptırımlar” kapsamında bazı ürünlerin gümrük vergisinin yüzde 25’e çıkarıldığının altını çizdi:

- Bunun üzerine bazı şirketlerin ABD’den ithal ettiği ürünleri örneğin Kanada, Hollanda, Almanya üzerinden getirilmiş gibi gösterip, yüzde 25 vergiden kaçtığı görüldü.

Gümrük Yönetmeliği’nde değişikliğin bu nedenle gündeme geldiğini belirtti:

- Devletimiz, “yaptırımlar” üzerine bazı şirketlerin “arkadan dolandığını” gördü. Hükümetimiz haklı olarak “Menşei Şahadetnamesi” istenmesi kararını devreye aldı.”

 Öncelikle mevzuatla ilgili kısa bir bilgilendirme yapmakta fayda var. Gümrük Yönetmeliğinin 205. maddesinin 24 Mayıs 2019 tarihinde değişmiş olması, bundan önce bu konuda herhangi bir düzenleme olmaması manasına gelmiyor.

O kadar masum değil… 

Bu konuyla ilgili ek mali yükümlülükleri (EMY) düzenleyen karara baktığınızda, hangi eşyada ek mali yükümlülük varsa, ithalatçının, o eşya ile ilgili menşei belgesi ibrazı görevidir. Al belgeni koy beyannamenin ekine. Şayet belge ile eşyanın menşei ispat edilemezse yapılacak işlem eşyanın EMY uygulanan ülke menşeili olduğunu varsayarak vergilendirme yapmaktır. Biz mükelleflerimize bu şekilde bir uygulama yaparak onların ekstra ceza ve vergi ödemelerini önledik. Düzgün mükellef ve Gümrük Müşaviri olmanın icabı da budur. Aksi takdirde bir takım düzenlemelerin arkasını dolanmak, her zaman dediğim gibi mevzuatı kaçakçılık yapmak için kullanmak demektir. Konu basında yer aldığı kadarıyla masumane bir iş değildir.

Konuyla ilgili Ek mali hüküm düzenlemesi görüldüğü gibi “30 Aralık 2017 tarihli ve 30286 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete' de 2017/4 sayılı İthalatta Alınan İlave Gümrük Vergilerinin (İGV) Uygulanmasına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ; 25 Mayıs 2018 tarihli ve 30431 sayılı Resmi Gazete' de de 2017/10926 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Yürürlüğe Konulan Bazı Ürünlerin İthalatında Ek Mali Yükümlülük (EMY) Tahsili Hakkında Kararın Uygulanmasına Dair Tebliğ yayımlanmıştır.

Söz konusu mevzuat ile ilgili Kararlar kapsamı eşyanın A TR Dolaşım Belgesi eşliğinde serbest dolaşıma giriş rejimi kapsamında yapılan ithalatında İGV veya EMY alınmaması için; 2017/4 sayılı Tebliğ uyarınca eşyanın Avrupa Birliği veya Türkiye menşeli olduğunu, 2017/10926 sayılı Tebliğ uyarınca ise eşyanın Karar'da belirtilen ülkeler hariç menşeli olduğunu tevsik etmek üzere ihracatçı beyanı, tedarikçi beyanı, uzun dönem tedarikçi beyanı veya menşe şahadetnamesi belgelerinden birinin ibraz edilmesi gerektiği yönünde düzenleme yapılmıştır.

Kaçakçılık maddesi düzenlendi ama…

Yaklaşık 30 yılı aşkın bir süredir, özellikle ceza davalarında Gümrük kaçakçılıklarıyla ilgili Adli bilirkişilik yapıyorum. Yüzlerce verilmiş raporum var. Bunların birçoğu menşei sapmasıyla ilgili. Çünkü bunun Gümrük Kaçakçılıkları içinde çok ayrı bir yeri var. Kanun koyucu 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunun 3.maddesini düzenlerken, kaçakçılığı önlemek üzere caydırıcı olması açısından, miktar kotası getirilmeden, her türlü kıymet ve miktarda eşyanın kaçakçılık içinde değerlendirilmesine imkan verecek şekilde madde metnini düzenlemiştir. Bu madde kapsamında eşyanın miktar ve kıymeti önem arz etmemektedir.

5607 sayılı KMK 3. maddesinin 2. fıkrası ise Menşei kaçakçılığı, sahte evrak, yanlış beyan, sahte fatura ve bunun gibi muhteviyatı yanıltıcı her türlü belge ile eşya ithaline uygulanacak fıkra hükmüdür.

(2) Eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin ülkeye sokan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Hükmüme amirdir.

Dış ticaret kazancın yanında, riskleri de olan bir ticaret şeklidir. Bu nedenle dış ticaret yapanlar yaptıkları işi çok iyi bilmek zorundadır. Menşei sahteciliği çok kullanılan bir kaçakçılık metodudur. Bazı ülkelerle yapmış olduğumuz Serbest Ticaret Anlaşmaları kapsamında tercihli rejim istismar edilerek, tercihli rejim sahibi ülke menşeli imiş gibi STA dışı ülke üretimi eşyalar ticari hayata sokulmakta, buradan haksız kazanç sağlanmaktadır. İşte yukarıda anlatmaya çalıştığım “firmaların kabusu olacaktır” konusu tam da burayla ilgilidir.

Gümrük idarelerinin menşei ile ilgili almış olduğu kararlar tam da Sayın Bakan Yardımcısı Tuna Turagay Bey’in ifade ettiği gibi; “Dürüst sanayiciyi, şirketleri korumaya yöneliktir. Bakanlığımızın bu yaklaşımından haksız rekabet endişesi duyan tüm sanayici ve iş adamları memnun olmalıdır. Tabi bu konunun cezai müeyyideleri sadece Dış Ticaret yapan firmaları değil, aynı zamanda aynı beyannamede imzası bulunan gümrük müşavirlerini de ilgilendiriyor. Bunu daha açık bir ifade ile ifade etmek gerekirse, Gümrük Müşaviri de ithalatçı ile birlikte 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele yasasının 3/2 fıkrasından ayrıca 4. maddesinden de yargılanacaktır.” (Not: Konuyla ilgili daha geniş bilgi için bakınız: Ahmet Özenalp - Gümrük Kaçakçılığı Üzerine Bilirkişi Raporlarım)

Nitelikli haller

MADDE 4 – (1) Bu Kanunda tanımlanan suçların (…)bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza iki kat artırılır.

(2) Bu Kanunda tanımlanan suçların (…), üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(3) Bu Kanunda tanımlanan suçların, tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde veya yararına olarak işlenmesi halinde, ayrıca bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

(4) Bu Kanunda tanımlanan suçların, kaçakçılık fiillerini önlemek, izlemek, araştırmak ve soruşturmakla görevli kişiler tarafından veya meslek ve sanatın sağladığı kolaylıklardan yararlanmak suretiyle işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(5) Bu Kanunda tanımlanan suçların (…), belgede sahtecilik yapılarak işlenmesi halinde, ayrıca bu suçtan dolayı da cezaya hükmolunur.

Gümrük Müşaviri işini bilmiyorsa…

Bakınız 4/4 üncü fıkrası Gümrük müşavirlerini içine almaktadır. Çünkü bir gümrük müşaviri şayet trafik sapmasını, menşei sapmasını bilmiyorsa, o zaman hem kendini hem de birlikte çalıştığı firmaları ateşe atıyor demektir. Yetkinliği olan bir gümrük müşaviri daha ABD’ye ek mali yükümlülük konuşulmaya başladığında, firmasına “eşya nereden gelirse gelsin, AB ülkeleri de dahil menşei belgelerini hazır edin” demesini bilmelidir. Bu iş biraz da kılavuz meselesidir.

Özetle yanlış iş yapanın eli yanar, yanmalı da! Tavsiyem danışmanlarınızı iyi seçin. Gümrük işlemlerinizi bilgili, tecrübeli insanlara emanet edin. Vekalet verirken lütfen iyi düşünün. Aksi takdirde iş hayatınız zehir olur. Çünkü bu davalar uzun sürer. Sonuçta çok üzülürsünüz.

Saygılarımla

 Ahmet Özenalp

Gümrük Müşaviri

Uluslararası Rekabet Ve Teknoloji Birliği Genel Başkanı

<