- yüzyılın başından bu yana büyük değişimlere uğramasına rağmen, toplumsal, ekonomik ve siyasi değişimle mücadele etmekte ve köktendinciliğin şiddetli bir şekilde yeniden canlanmasıyla başa çıkmaktadır. İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinden sonra, siyasi sorunlar ülkeyi daha da huzursuz etti. Savaştan sonraki dönem, politika, toplum ve ekonomide hızlı ve dramatik bir dönüşüm dönemi oldu. Batı tarzı demokrasi Atatürk tarafından kurulmuş olsa da, yavaş gelişti. Darbeler olmasına rağmen hayatta kalmayı başardı. Bugün Türkiye'deki çatışma ve istikrarsızlığın kökleri, Osmanlı zamanına kadar uzanan tarihin derinliklerine kadar uzanır.
Araf’taki Ülke Türkiye
Türkiye, üç kıtanın buluştuğu tek ülkedir. Avrupa, Asya ve Afrika arasında devasa bir kavşakta bulunan Türkiye'de, Doğu, Batı, Kuzey ve Güney’den gelen halklar yüzyıllar boyunca ticaret yapmak, gör...
Türkiye, üç kıtanın buluştuğu tek ülkedir. Avrupa, Asya ve Afrika arasında devasa bir kavşakta bulunan Türkiye'de, Doğu, Batı, Kuzey ve Güney’den gelen halklar yüzyıllar boyunca ticaret yapmak, görüş alışverişinde bulunmak, ibadet etmek ve savaşmak için bir araya gelmiştir. Bu nedenle, Türkiye stratejik açıdan değerli ancak sorunlu bir ülkedir. Hem içeride hem de dışarıda büyük zorluklarla karşılaşmıştır.
Türkiye, laik demokrasiyi kurmayı başaran tek ülke olarak İslam dünyasında her zaman ayrı bir yere sahip olmuştur. Bir süre için Tunus, Irak ve Suriye gibi ülkeler laik bir rejim kurmuş gibi göründüler, ancak Türkiye'nin övündüğü demokratik referanslardan yoksunlardı. Bu, Batı açısından şu ana kadar bölgede çoğulcu demokrasiye sahip tek istikrarlı müttefikin Türkiye olduğu anlamına geliyordu.
Atatürk, Birinci Dünya Savaşı'nın bitiminden sonra Osmanlı İmparatorluğu'nun küllerinden modern Türkiye'yi kurdu. Milli Mücadele sırasında kazandığı prestiji kullanarak, Türkiye'yi çağdaş Batılı milletlerin ulus devletlerini temel alan çağdaş, laik bir ulus devlet haline getirmeyi planladığı büyük reformları hayata geçirdi. Atatürk, devrimi gerçekleştirmenin bir aracı olarak, modern Türkiye için tasarladığı kimliği aşılamak amacıyla devletin kurumlarını yani orduyu, eğitimi, bürokrasiyi ve taşra idaresini lokomotif olarak seçmiştir.



YORUMLAR (0)
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın