21 Ekim 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

Bursa
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Sigorta Bilinci

Zorunlu olduğu ve yaptırılmadığı taktirde trafikte yakalanırsanız cezası olduğu için trafik sigortası yaptırıyorsunuz fakat zorunlu olmasına rağmen kontrol mekanizması trafik sigortasına göre daha az olduğu için Zorunlu Deprem Sigortası yaptırmıyorsunuz.

Sigorta ve sigortacı. Bu kelimelerin geçtiği çoğu toplantı ve organizasyonda mutlaka bahsedilen bir konu var. O da bu kelimelerin ülkemizde hala daha anlamlarını ifade edemediği gerçeği. Aslında kısa ve öz şekilde bunları açıklayarak başlamak gerek. Sigorta, bir risk durumu gerçekleşmeden önce belli bir prim karşılığında riskin yol açacağı zararları gidermek adına bu iş ile ilgilenen bir kuruluşla yapılan sözleşmedir. Sigortacı ise bu sözleşmeyi yaparken detayları size açıklayan, bilgilendiren ve sözleşmeyi imzalamanızı sağlayan aracıdır. Bu basit açıklamayı okuyunca aslında kulağa mantıklı geliyor. Bir risk durumu söz konusu ve bu riskin yol açabileceği zararları karşılayabilecek bir kuruluş var. Hatta bu kuruluş ile sigorta ettiren arasında bir aracı var. Bu aracıda kendi tercih edebileceğiniz, iletişim ve türlü konularda sizin içinizi rahatlatacak yani size güven veren biri oluyor. Bu şekilde bakınca gayet güzel ama iş teoriden çıktığı anda değişiyor. Bunun sebepleri çoktur, kişiden kişiye değişebilir fakat genel kabul göreceğini düşündüğüm birkaç örnek belirtmek gerekirse, millet olarak bir şeyleri tecrübe etmeden önemini anlamayışımız, kendi muhasebemizi yaparken uzun vadeli kurgulama yapma eksikliğimiz gibi konular başı çekiyor bence. Sigortaya olan yaklaşım ülkemizde günden güne artmaktadır. Ama bu yaklaşımın ana sebebi zorunluluk arz edenler ve az önce bahsettiğimiz konuyla bağlantılı olarak ‘’acı tecrübeler sonucunda’’ olduğunda sigortanın asıl mahiyetini çok taşımış olduğu söylenemiyor maalesef.

Zorunlu olduğu ve yaptırılmadığı taktirde trafikte yakalanırsanız cezası olduğu için trafik sigortası yaptırıyorsunuz fakat zorunlu olmasına rağmen kontrol mekanizması trafik sigortasına göre daha az olduğu için Zorunlu Deprem Sigortası yaptırmıyorsunuz. İş yerinizde herhangi bir aksaklık yaşandığında ve ardından bunu mecburen cebinizden karşıladığınızda artık sigorta yaptıralım, olsaydı işe yarardı diyorsunuz. Tabi detay düşünecek olursak konu ile ilgili uygulanacak muafiyetler ve belki de aynı hasarı tekrar sigortadan karşılatma imkanınız olamayışı bir ihtimaldir. Sigorta her yaptırıldığında mutlaka bir şekilde geri dönüşü alınan bir şey değildir. Yıllarca yaptırdığınız aynı sigortadan hiçbir geri dönüş elde edemeyebilirsiniz. Fakat gerçekleşecek riskli tek bir olayın ardından geçmiş yılların geri dönüşünden fazlasını da elde edebilirsiniz. Tabii insanların sigorta talep edebilecekleri bir refah düzeyinin tam olarak olup olmadığı konusu ayrıca tartışılması gereken bir konudur, bunu belirtip fazla üzerine düşmeden geçiyorum.

Konu ile ilgili dikkat edilmesi gereken bazı ek hususlar olduğunu düşünüyorum. Kulaktan dolma bilgiler, yanlış uygulama ve fikirler sigortacılık sistemine zarar vermektedir. İnsanlar bu konuda doğru bilgi aktarımı sağlanarak bilinçlendirilmelidir. Bu konuda görev acente personellerine kalmaktadır. İnsanlara tam anlamıyla bir müşteri gözüyle bakmaktansa daha çok bilinç durumunu arttırmaya yönelik çalışmalar yapılmalıdır. Acente personelleri konu ile ilgili uzmanlık kazanmak için çalışmalarını tamamlamalı ve piyasada oluşan yanlış algıları kırmak için çaba sarf etmelilerdir. Eminim bu şekilde çalışıldığında acentelerin iş potansiyelleri de otomatik olarak gelişecektir.

Piyasa algıları çoğu konuda olduğu gibi sigortacılıkla ilgilide yanlış algılarla doludur. Bu algıları kırmak ve insanları bilinçlendirmek yetkili personellerin görevidir. Gerek tüzel kişiler gerekse gerçek kişiler bu konuda yeterli bilince erişirse mutlaka sigortacılıkla ilgili mesleki sistem gelişimi sağlanacaktır. Eski Anadolu Sigorta Genel Müdürü’nün 2008 yılında yapılan bir röportajında kullandığı cümleyle tamamlamak istiyorum. ‘’Kimse sigortasız kalacak kadar zengin değildir.’’ Sigortalı ve sağlıklı günler dilerim!

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Denizin rengi yeşile döndü

HIZLI YORUM YAP

EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.