Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Bursa İl Koordinasyon Kurulu da 17 Ağustos Depremi'nin 23. yılında Bursa Akademik Odalar Birliği yerleşkesinde basın açıklaması düzenliyor.
Düzenlenen basın açıklamasına TMMOB'ye bağlı 21 meslek odasından temsilciler katıldı. Toplantıda TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu adına basın açıklaması, Mimarlar Odası Bursa Şube Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek tarafından yapılıyor.
Basın açıklamasından satır başları şöyle;
"17 Ağustos 1999 tarihinde Kocaeli-Gölcük merkezli; büyüklüğü, etkilediği alanın genişliği, sebep olduğu kayıplarla ülkemizin son yüzyılda yaşadığı en büyük felaketlerinden olan Marmara Depremi' nin ve ardından yaşanan 12 Kasım 1999 Düzce Depremi'nin üzerinden 23 yıl geçti.
Doğu Marmara'nın tamamını etkileyen bu depremler, gerekli tedbirler alınmadığında doğal afetlerin ne büyük toplumsal felaketlere dönüşebildiğinin en acı örneği olarak tarihe geçti.
Yirmi binin üzerinde can kaybının yaşandığı Marmara Depremlerinin ardından, 2011'de Van'da, 2019'da İstanbul'da, 2020'de Manisa, Elazığ, Van ve İzmir'de meydana gelen depremler ise; yıkım ve kayıplara sebep olan yanlış planlama, kentleşme ve yapılaşma politikalarının yaşanan acılara ve kayıplara rağmen devam ettiğini gösterdi.
Marmara Depremleri ile Van Depremi'nin ardından; mevcut yapılaşmanın güvenli hale getirilmesi; tehlike arz eden yapıların tespit edilerek yenilenmesi gerekçeleri ile 2012 yılında Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun yürürlüğe kondu. 2016 yılında ise; uygulamaların ülke genelinde kamu denetimi olmaksızın ç uygulanabilmesi için; kamu düzeni ve güvenliği, yapı ve altyapı hasarları, kaçak yapılar da dönüşüm gerekçelerine dâhil edilerek 6306 Sayılı Kanunun Bakanlar Kurulunca uygun görülen her alanda uygulamasının önü açıldı.
"GEÇEN 23 YILDA BİNALARIMIZ DEPREME DAYANIKLI HALE GETİRİLMEDİ"
Depremlerin yarattığı yıkımın ve yaşadığımız toplumsal travmanın büyüklüğüne rağmen, 17 Ağustos 1999'dan bu yana geçen 23 yıl boyunca deprem gerçeği ile gerçekten yüzleştiğimiz, yeni depremlere hazırlanma konusunda yeterince mesafe kaydettiğimiz söylenemez.
23 yılda afet riski olan yerleşim yerleri taşınmadı, binalarımız depreme dayanıklı hale getirilmedi, kent merkezlerinde gerektiği kadar deprem toplanma alanları oluşturulmadı, afet sonrası kapsamlı kriz yönetim senaryoları hazırlanmadı. Bu süre içinde imar planları depreme hazırlıklı şehirler yaratmaktan çok, kentsel rantın dağıtılması için bir araç olarak kullanıldı. Parsel bazında yapılan imar tadilatları ile ormanlık alanlar, su havzaları ve dere yatakları yapılaşmaya açıldı.
Güvenli yapılaşmanın sağlanması ve tüm bu süreçlerin sağlıklı işletilebilmesi için meslek odalarının sürece etkin katılımını sağlayacak yeni bir planlama, tasarım, üretim ve denetim süreci modeli benimsenmelidir.



YORUMLAR (0)
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın