17 Eylül 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

Bursa 22°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Dolarda düşüş devam edecek mi?

Dolar/TL kuru geçtiğimiz hafta yaklaşık %2 oranında düşüş kaydetti. Peki uzun süredir yatay hareket eden ve 8.50 üzeri yüksek fiyatlamalara sahip olan kurun geçen hafta 8.40’lı seviyelere geri çekilmesinin nedeni neydi?

Peşinen şunu söylemek isterim ki geçen hafta başlayan kurdaki bu düşüş küresel kaynaklı. Hatırlayacağımız üzere geçen hafta FED faiz kararını açıkladı. Beklenildiği gibi faizleri sabit tuttu. Fakat asıl merak edilen FED’in  tapering (varlık alımı azaltımı) ve faiz artırımı ile ilgili nasıl bir sözlü yönlendirmede bulunacağıydı. Çünkü geçen ayki faiz toplantısında piyasalar sürpriz bir biçimde daha şahin bir FED ile karşılaşmıştı. Geçen ayki toplantıda “tapering artık konuşmaya başlanmalı” ve “2023’te iki faiz artırımı” düşünceleri ön plana çıkınca FED’in bu ay ne diyeceği haliyle merak konusuydu.

Bu ayki toplantıda oldukça güvercin bir FED vardı. Yani bazı kesimlerin beklentisinin aksine FED şu an varlık alımlarını yani piyasaya destek sunmayı azaltmayı düşünmüyoruz hele ki faiz artırımı ise gündemimizde bile değil mesajı verdi. Hiç kuşkusuz bir ay içinde daha şahin bir FED’den daha güvercin bir FED’e geçişin en önemli nedeni piyasaları bir hayli tedirgin eden “Delta varyantı”. Bu varyant ile birlikte vaka sayılarındaki hızlı artış sonrası FED pandemiyi hala geride bırakmış değiliz, desteğe devam kararını daha bir güçlü yineledi. Öte yandan son haftalarda ABD’de ekonomik toparlanmada da bir yavaşlama söz konusu. ABD 2. Çeyrek büyüme rakamı beklentilerin oldukça altında kaldı, istihdam piyasası ise hala toparlanmaktan çok uzak. İşte tüm saydığım bu nedenler FED’in parasal sıkılaşma konusunda şimdilik elini kolunu bağlamış görünüyor.

Geçen hafta yukarıda saydığım gelişmeler sonrasında dolar endeksinde yani doların global değerindeki gerilemeyle birlikte dolar/TL kurunda da hatrı sayılır bir geri çekilme gördük. Fakat kurda Perşembe ve Cuma günü az da olsa bir yükselme oldu. Bu yükselmenin de nedeni TCMB. Geçtiğimiz Perşembe günü TCMB yılın 3. Enflasyon Raporu’nu yayınladı. Bu raporda 2021 yılsonu enflasyon hedefini %12.2’den %14.1’e revize etti. Fakat piyasa için bu yukarı yönlü revize yeterince tatmin edici değildi. Çünkü piyasadaki hâkim beklentiye göre yılsonu enflasyon oranı %16 civarında olacak. Hem başkan Kavcıoğlu’nun sunumu hem de bu yukarı yönlü revize fazla iyimser bulunduğundan Perşembe ve Cuma dolar/TL yeniden yükselişe geçti.

Peki bundan sonra dolarda durum ne olur?

Küresel anlamda bir değerlendirme yapacak olursak kısa vadede dolar endeksinde çok güçlü bir yükselme söz konusu olmayabilir. Temel nedeni Delta varyantının yarattığı belirsizlik ve ABD’de ekonomisinde görülen yavaşlama. Bu gelişmeler kısa vade için dolar/TL kurunu baskılayabilir. Fakat orta vade için dolar endeksinde bir yükseliş beklentisi hâkim diyebilirim. Yani orta vadede dış gelişmeler dolar/TL kurunu artırıcı yönde olabilir.

İç gelişmeler açısından dolar/TL kuru için enflasyonun önümüzdeki aylardaki durumu ve buna bağlı olarak TCMB’nin faiz kararının ne olacağı belirleyici olacak. Önümüzdeki hafta Temmuz ayı enflasyon rakamı açıklanacak ve %18 üzeri bir enflasyon beklentisi hâkim. Bu gerçekleşirse Türkiye’de reel faiz sıfıra yaklaşacak. Bu durumda TCMB’den bir faiz artırımı beklenecek. Oysaki TCMB yaz aylarında veya son çeyrekte faiz indirimi planlıyordu. İşte açıklanan hedeflerle piyasa gerçekleşmeleri arasındaki bu çelişki dolar/TL kurunu yukarı çeken ve yüksek fiyatlamalara neden olan en önemli iç gelişme. Enflasyon rakamları bize şunu çok net söylüyor; faiz indirimi bu yıl için artık hayal. Haliyle bu şartlarda bir faiz indiriminin gelmesi kuru yukarı yönde tetikleyen çok önemli bir unsur olabilir.

 Bu hafta dolar/TL için önemli seviyelere baktığımızda;

Her ne kadar 8.40’lı seviyelerde olsak da bu seviyelerin bile hayli yüksek olduğunu söyleyebiliriz. İlk kritik direnç 8.35. Bu seviye altı fiyatlamalar olmadığı sürece kurda yönün yukarı olduğunu söyleyebiliriz. Kurda gerçek bir düşüşten bahsedebilmemiz için psikolojik seviye olan 8.00 altı fiyatlamalar olmalı. Yani kur 8.00 altına inmediği sürece yükseliş ivmesinde olmaya devam edecektir. Yukarı yönlü yükselişlerde ilk direnç 8.50. Bu seviye üstüne çıkışlarda düşüş ivmesinin tamamiyle sonlandığını söylebiliriz. İkinci kritik direnç 8.60. 8.60 üstü fiyatlamalarda yükselişler hız kazanabilir. 8.74 üstü kapanışlarda yeni hedef 9.00 seviyesi olabilir.

Sözün özü hem dış hem de iç ekonomik durum göz önüne alındığında kısa ve orta vadede kurda yön yukarı diyebiliriz.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Buse Naz Çakıroğlu olimpiyat madalyasını garantiledi

HIZLI YORUM YAP

KATEGORİNİN POPÜLERLERİ

EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.