Cengiz, "Geldiğinde çocuğun bilinci açıktı, belirtileri kendi söyledi. 'Sol kolumda uyuşukluk ve ağrı devam ediyor, karnım ağrıyor, sudan korkuyorum' dedi. Birkaç saat içinde hırçın ve anlamsız davranışlar sergiledi. Şu anda tedavisine solunum cihazına bağlı olarak yoğun bakım ünitesinde devam ediliyor. Durumu oldukça ciddi, dünden beri ışık testi alamıyoruz." diye konuştu.
"Geç kalınmasa aşıyla önleyebilirdik"
Cengiz, ailenin durumu geç fark ettiğini ve çocuk hastaneye geldiğinde hastalığın ilerlediğini gördüklerini ifade etti. Hayvan ısırıklarında yaranın temizlenmesinin ve hastaneye başvurulmasının önemine dikkat çeken Cengiz, "Kuduz belli bir süreden sonra durdurulamıyor ama erken tanı ölümleri önlüyor. Önce yaranın temizliğinin iyi yapılması önemli. Daha sonra sağlık kuruluşuna başvurulmalı. Yapılacak en önemli şey virüsün sinir dokusuna girmesini engellemek. 10 yaşındaki çocukta bu durum maalesef geç fark edilmiş, yoksa aşıyla hastalığı başarılı bir şekilde önleyebilirdik." dedi. 9 yaşındaki diğer çocuk hastada kuduz virüsüne rastlanmadığını belirten Cengiz, çocuğun bugün ya da yarın taburcu edilebileceğini aktardı. Cengiz, "Bu çocuğu da köpek ısırdığından ailesinin haberi olmamış, Sağlık Bakanlığı ekiplerinin çalışmaları sırasında fark edilmiş. Diğer vakaya göre olumlu yanı, çocuğu ısıran küçük köpek daha sonra canlı olarak görülmüş. Isırığın çok yüzeysel olması da olumlu. İzlenime burada devam ettik. İlk 3 doz aşısı tamamlandı. Son doz aşısı memleketinde yapılacak." diye konuştu.



YORUMLAR (0)
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın