İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuştu. Toplantı, AKP’den ve milletvekilliğinden istifa ederek İYİ Parti’ye katılan Eşref Fakıbaba’ya rozet takılmasıyla başladı… Akşener'in konuşmasının satırbaşları *Bu ülkenin iradesine dair bastırtamadıkları düşmanlık hissediyorlar. AK Parti’nin bir Grup Başkan Vekili’nin ibretlik sözlerinde gördük. *Bu arkadaşın her cümlesi ayrı bir patolojik vaka olan açıklamasını gördük. Rezalete bakar mısın bu sözde entelektüelin hezeyan dolu tespitlerine bakar mısınız. *İşte size keşke ‘Yunan kazansaydı’ diyen ucube bir zihniyetin ortaya çıkışı. Biz ezelden beri Türkçe konuşuyoruz muhterem, yani cumhuriyet ile birlikte bizim dilimiz değişmedi. *Sadece alfabemiz değişti, kültürümüzün gelişimindeki en önemli adımlardan biri oldu. Bir vekile anlatmak zorunda kaldığım için utanç duyuyorum. “O SENİN, KAPASİTE PROBLEMİN” *Bu düpedüz patolojik bir Cumhuriyet düşmanlığına kılıf uydurtmaktır. Türkçe düşünemiyor musun? O senin kapasite problemin. En küçük bir düşünme yetisine sahip oldunuz da Türkçe mi size engel oldu. *Yuh olsun, yazıklar olsun. 20 yıl boyunca yapamadıklarını gider ayak yapmak için çabalıyorlar. *Ancak; Cumhuriyeti kuranları kötüleyip, vatanı satanları yüceltenlerin, hürriyetin tarihini beğenmeyip, istibdatın tarihini yazma heveslerinin ardında ne yattığını da, çok iyi biliyoruz. *Onların sahip olmayı düşledikleri o düşünce setinin; Cumhuriyet düşmanı, Atatürk düşmanı, Türkçe düşmanı, Türk düşmanı, ve öz kültürüne yabancı, gayri milli bir düşünce seti olduğunu da, çok, ama çok iyi biliyoruz. *İşte o nedenle, aslında bugünkü mücadele; Ak Parti ve İYİ Parti mücadelesi değildir. Bugünkü mücadele; Vahdettin'in gemisine binenlerle, Mustafa Kemal'in büyük vizyonunun, peşinden gidenlerin mücadelesidir. *Ve bizler, dimdik ayakta oldukça, kirli amaçlarına asla ulaşamayacaklar! Hürriyetine aşık aziz Türk milletine, asla diz çöktüremeyecekler! Bu kadar açık, bu kadar net. Hep söylüyorum: Bu bir zihniyet meselesi. Uçurumun kenarındaki, yıkık bir ülkede, türlü düşmanlarla ve kanlı boğuşmalarla mücadele ederek, milletimizin emrinde kurulan devletimiz; *Ne yazık ki bugün; Partili Cumhurbaşkanlığı denilen, ucube bir sistem yüzünden; Milletimizi, emir eri gibi gören bir zihniyetin, tahakkümü altında. *Bu tahakkümün, belki de en acı sonuçlarından biri; “Devlet milletindir!” düsturuyla inşa edilen geleneğimizin, “Devlet benim!” şımarıklığına, terk edilmesiniz.