02 Haziran 2026 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

jojobet
Marsbahis
deneme bonusu veren siteler
1xbetbetpasmariobet
escort konya
a
en iyi rulet siteleri

Altın yatırımcısının yüzü üç aydır gülmüyor

Altının onsu, Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmelerin enflasyonist baskıları güçlendireceğine yönelik endişeler ve bu endişelerin ABD Merkez Bankasına (Fed) yönelik "şahin" beklentileri artırmasıyla üst üste üç ay değer kaybetti.

ABD ile İran arasında ÅŸubat aynın son günü baÅŸlayan ve Hürmüz BoÄŸazı’nın kapanmasına yol açan savaÅŸ, varlık fiyatlarının yönü üzerinde etkili oluyor. Bu süreçte taraflardan gerilimi azaltıcı yönde gelen ya da risklerin artmasına neden olan açıklamalar ise piyasalardaki oynaklığın artmasına yol açıyor.

Boğazın kapanması sonucu yükselen enerji fiyatları ise önde gelen merkez bankalarının faiz politikalarına yönelik tüm beklentilerin değişmesine neden oldu.

Savaştan önce bu yıl faiz indirmesi beklenen ABD Merkez Bankasından (Fed) savaş sonrasında faiz indirimine gitmesi beklenmezken enflasyonist baskıların devam etmesi durumunda para piyasalarındaki fiyatlamalarda Bankanın yıl sonuna kadar faiz artırımına gidebileceği de tahmin ediliyor.

Fed’in politikasına yönelik deÄŸiÅŸen beklentiler ise altın baÅŸta olmak üzere kıymetli madenlerin yönü üzerinde etkili oldu.

Altının onsu, ocak ve ÅŸubat aylarında ABD yönetiminin Grönland’ı satın alma giriÅŸimi nedeniyle Avrupa ülkeleriyle yaÅŸadığı gerilim, ticaret politikalarına iliÅŸkin belirsizlikler, teknoloji ve yapay zeka ÅŸirketlerindeki yüksek deÄŸerleme endiÅŸeleri ile merkez bankalarından gelen güçlü taleple yükselmiÅŸti.

Bu yıla 4 bin 313 dolardan baÅŸlayan altının onsu ocak ayında 5 bin 600 doları test ederek rekor kırdı. Ocak ayını yüzde 12,4 deÄŸer kazancıyla 4 bin 849 dolardan tamamlayan ons altının bu yükseliÅŸi ÅŸubatta da devam etti. Altının onsu ÅŸubat ayını yüzde 8,5 deÄŸer kazanarak 5 bin 263 dolardan tamamladı. Orta DoÄŸu’da yaÅŸanan söz konusu geliÅŸmelerle deÄŸer kaybetmeye baÅŸlayan altının onsu martta 4 bin 99 dolara kadar gerilese de bu ayı yüzde 11,32 düşüşle 4 bin 667 dolardan bitirdi. Mart ayında yaÅŸanan bu düşüş 2008 krizinden bu yana en sert aylık gerileme olarak kayıtlara geçti. Nisanda yüzde 1 deÄŸer kaybeden altının onsu, mayıs ayında da yüzde 1,77 geriledi ve mayıs ayını 4 bin 540 dolardan tamamladı. Böylece altının onsu 3 ay üst üste deÄŸer kaybetmiÅŸ oldu.

Gümüş 2 aylık düşüş serisini sonlandırdı

Söz konusu sebepler gümüş fiyatlarında da etkili oldu. Finansal bir varlık olmasının yanı sıra güneş paneli yapımı başta olmak üzere endüstriyel alanda önemli bir role sahip olması gümüş fiyatlarındaki oynaklığın artmasına neden oldu.

Yıla 71 dolardan baÅŸlayan gümüşün onsu ocak ayında 121,7 dolara kadar çıkarak rekor kırdı. Ocak ayını yüzde 17,2 artışla 83,3 dolardan tamamlayan gümüşün onsu, yükseliÅŸini ÅŸubat ayında da sürdürdü. Åžubat ayını yüzde 12,6 artışla 93,8 dolardan tamamlayan ons gümüş Orta DoÄŸu’daki savaşın etkisiyle mart ayında sert geriledi. Mart ayında 61 dolara kadar gerileyen gümüşün onsu bu ayı yüzde 19,9 azalışla 75,1 dolardan, nisan ayında yüzde 1,8 düşüşle 73,7 dolardan tamamladı.

Gümüşün onsu, mayıs ayı sonunda tekrar toparlanarak yüzde 2,1 artışla 75,3 dolar oldu.

Yüksek enerji fiyatları enflasyon endişelerini körükledi

Saxo Capital Emtia Strateji BaÅŸkanı Ole Hansen, AA muhabirine yaptığı deÄŸerlendirmede, “Hürmüz BoÄŸazı’ndan yapılan gemi trafiÄŸindeki uzun süreli aksama, petrol, doÄŸal gaz ve rafine yakıt fiyatlarını yüksek seviyede tutarak, tarihsel olarak altın için daha az destekleyici bir piyasa ortamı yarattı.” dedi.

Jeopolitik geliÅŸmelerin klasik bir güvenli liman arayışına yol açmak yerine yüksek enerji fiyatları üzerinden enflasyon endiÅŸelerini körüklediÄŸini belirten Hansen, bu durumun tahvil getirilerini yükselttiÄŸini, doları güçlendirdiÄŸini ve Fed’in faiz indirimlerine iliÅŸkin beklentileri azalttığını ifade etti.

Hansen, deÄŸerli metal yatırımcıları arasında faiz beklentilerinin önemli olmaya devam ettiÄŸine vurgu yaparak, “Faiz getirmeyen bir varlık olarak altın, faiz oranları düştüğünde daha cazip hale gelir çünkü onu elde tutmanın fırsat maliyeti azalır. Tersine, piyasalar faiz indirimi beklentilerini geri çektiÄŸinde altın genellikle zorlanır.” dedi.

Hansen, bu dinamiğin son aylarda enerji fiyatlarındaki artış ve süregelen enflasyon riskleri karşısında yatırımcıların parasal gevşeme beklentilerini azaltmasıyla açıkça görüldüğünü kaydetti.

Jeopolitik durumun istikrara kavuşması ve enerji şoklarının azalmaya başlamasıyla yatırımcıların, son yıllarda altın piyasasındaki yükselişi destekleyen yapısal temalara yeniden odaklanacağını öngören Hansen, merkez bankalarının altın talebinin bu temaların başında gelmeye devam ettiğini söyledi.

Hansen, altında Çin’in talebinin de önemli bir destek kaynağı olmaya devam ettiÄŸini vurguladı.

AA
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Konut fiyatları yine enflasyonun gerisinde

HIZLI YORUM YAP



bursa escort görükle eskort görükle escort bayan bursa görükle escort bursa escort bursa escort bayan