10 Ocak 2026 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

jojobet
Marsbahis
deneme bonusu veren siteler
1xbetbetpasmariobet
escort konya
a
en iyi rulet siteleri

Özenalp; “Sonradan Kontrol Uygulamaları Hukuki Sınırların Dışına Çıkıyor”

Gümrük mevzuatı ve uygulamaları alanında uzun yıllardır sahada görev yapan, mesleğin duayen isimlerinden Gümrük Müşaviri Ahmet Özenalp, son dönemde giderek artan “sonradan kontrol” uygulamalarının ithalatçı ve sanayici firmalar üzerinde ciddi hukuki ve ekonomik baskılar oluşturduğunu söyledi. Gümrük denetiminin gerekliliğini tartışmaya açmadan konuşan Özenalp, mevcut uygulama biçiminin mevzuatın öngördüğü sınırların dışına çıktığını ve mükellefler açısından sürdürülemez sonuçlar doğurduğunu vurguladı.

Özge Alkış

Son yıllarda gümrük idaresi tarafından giderek artan şekilde uygulanan sonradan kontrol işlemlerinin, kontrol süreçleri nedeniyle milyonlarca liralık teminat mektuplarının uzun süre gümrükte bekletilmesine yol açtığını belirten isimlerinden Gümrük Müşaviri Ahmet Özenalp, bu durumun firmaların finansal yapılarını doğrudan olumsuz etkilediğini ifade etti.

Birçok sivil toplum örgütü üyesi, sanayici ve iş insanının bu uygulamalardan ciddi şekilde şikâyetçi olduğunu aktaran Özenalp, yaptığı saha araştırmalarında, kontrol süreçleri nedeniyle onlarca milyon liralık teminat mektubunun uzun süre iade edilmediğini tespit ettiklerini söyledi.

Özenalp, özellikle tekstil sektöründe faaliyet gösteren sanayicilerle yaptığı görüşmelerde, firmaların ürettikleri kumaşlarla yüzlerce markaya ihracat yaptıklarını, büyük ve modern tesislere sahip olmalarına rağmen bazı uluslararası markalar için ithalat yapmak zorunda kaldıklarını dile getirdi. Uluslararası markalarla yapılan sözleşmelerde çok özel kumaşların kullanılmasının şart koşulduğunu, hatta hangi ülke menşeli hammaddenin kullanılacağının dahi sözleşme konusu yapıldığını belirten Özenalp, bu nedenle bazı ithalatların zorunlu olarak gerçekleştirildiğini vurguladı.

Öte yandan, birçok AB ülkesinin sonradan kontrol taleplerine hiç cevap vermediğine ya da aylarca geri dönüş yapmadığına dikkat çekildi. Bu durumun sonucunun ise dolaşım belgeleri ve üretici belgeleri üzerinden vergi farkı olarak ithalatçıya yansıtıldığı ifade edildi. Sanayiciler, sorunun Ticaret Bakanlığı nezdinde ele alınmasını talep ediyor.

“İdarenin Araştırma Yükü Mükellefe Yüklenemez”

Sonradan kontrolün ilke olarak gerekli bir denetim mekanizması olduğunu belirten Ahmet Özenalp, ancak mevcut uygulama biçimiyle hukuki sınırların dışına çıkıldığını söyledi. Sonradan kontrolün doğru ve mevzuata uygun şekilde uygulanması hâlinde hem kamu yararına hizmet edeceğini hem de haksız rekabetle mücadelede sanayiciyi koruyacağını ifade eden Özenalp, gelinen noktada idarenin kendi görev alanına giren araştırma ve ispat yükünün fiilen mükelleflere yüklendiğini kaydetti.

Özellikle menşe belgeleri, A.TR dolaşım belgeleri ve üretici beyanlarına ilişkin kontrollerde bu durumun açıkça görüldüğünü dile getiren Özenalp, söz konusu yaklaşımın mükellefleri hukuken savunmasız, ekonomik olarak ise sürdürülemez bir konuma ittiğini belirtti.

Mevzuat Var, Ancak Uygulama Tartışmalı

Sonradan kontrole ilişkin işlemlerin, 2024/01 sayılı İç Genelge ile işaret edilen Gümrük Genel Tebliği (Uluslararası Anlaşmalar) (Seri No:10) kapsamında yürütüldüğünü hatırlatan Özenalp, özellikle Tebliğin 11. maddesi ve devamındaki uygulamaların hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmayan sonuçlar doğurduğunu ifade etti.

Yabancı ülke makamlarından cevap alınamaması hâlinin, herhangi bir somut olumsuz tespit bulunmaksızın doğrudan ithalatçı aleyhine vergi tahakkukuna dönüştürülmesinin ciddi bir hukuki sorun olduğunu belirten Özenalp, bu durumun kusuru bulunmayan mükellef aleyhine sonuç doğurduğunu vurguladı.

Yargı Kararları Net

Yargı organlarının konuya ilişkin yaklaşımının son derece açık olduğunu ifade eden Özenalp, mahkemelerin birçok kararında idarenin araştırma ve ispat yükünün bulunduğunu, yabancı ülke makamlarından cevap alınamamasının mükellef aleyhine sonuç doğuramayacağını ve hukuki güvenlik ile belirlilik ilkelerinin korunması gerektiğini açıkça ortaya koyduğunu söyledi.

İstanbul 13. Vergi Mahkemesi’nin yakın tarihli bir kararında, A.TR dolaşım belgesine ilişkin olarak yabancı makamdan cevap alınamamasını gerekçe gösteren vergi tahakkuklarının hukuka aykırı bulunduğunu hatırlatan Özenalp, somut bir olumsuz tespit bulunmadığı sürece ithalatçı aleyhine işlem tesis edilemeyeceğinin vurgulandığını aktardı.

“Teminat Mektupları Fiili Cezaya Dönüşmemeli”

Sonradan kontrol süreçlerinin ekonomik etkilerine de dikkat çeken Özenalp, teminat mektuplarının maliyeti yüksek, bankalar tarafından kredi limiti içinde değerlendirilen ve erişimi giderek zorlaşan finansal araçlar olduğunu belirtti. Teminatların uzun süre iade edilmemesinin firmaların kredi limitlerini düşürdüğünü, finansmana erişimi zorlaştırdığını ve üretim süreçlerini doğrudan etkilediğini ifade etti.

Bugün birçok mükellefin, herhangi bir hukuki kusuru olmamasına rağmen yalnızca teminat mektubu temin edemediği için fiilen cezalandırıldığını söyleyen Özenalp, bu durumun kabul edilemez olduğunu kaydetti.

Çözüm Önerisi

Ahmet Özenalp çözüm önerileri de şu şekilde sıraladı; “mükellefin teminatını irat kaydetmek değil. Yabancı ülkelerden cevap alınamaması hâlinde konunun AB nezdinde Gümrük Birliği Ortak Komitesi’ne taşınması ve ilgili ülkelerle devletler arası ve kurumsal düzeyde ele alınmasıdır. Bu süreçte mükellefin teminat mektubunun iade edilmesi, ancak yapılan araştırmalar sonucunda somut ve açık bir olumsuzluk tespit edilmesi hâlinde cezalı tahakkuk yoluna gidilmesi gerekiyor. Aksi hâlde mükelleflerin, idarenin ve yargı sisteminin gereksiz ve ağır bir yük altında kalmaya devam edecektir.”

 

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

“Gümrük uyumu siparişten önce başlamalı”

HIZLI YORUM YAP



bursa escort görükle eskort görükle escort bayan bursa görükle escort bursa escort bursa escort bayan