24 Mayıs 2024 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

1xbetbetpasmariobet
a
en iyi rulet siteleri

“DİR, ihracatçının başına bela olacak”

İhracatçılar, dış ticaret işlemlerinde uzun süredir 3 temel sorunla ilgili mücadele veriyor. Sektör temsilcileri, serbest bölgelerde fazla mesai uygulanmadığını, birliklerde onay ve DİİB'de süre uzatımı konusunda sorun yaşadıklarını belirtiyor.

Türkiye’nin kuruluşunun 100. yılı olan 2023’te yeni ihracat rekorları hedeflenmesine karşılık ihracatçılar dış ticaret işlemlerinde uzun süredir birtakım sorunlarla ilgili mücadele veriyor. Bu sorunların başında serbest bölgelerde fazla mesai uygulanmaması, ihracatçı birlikleri ile ilgili onay sorunu ve dahilde işleme izin belgelerinde süre uzatımları olarak sıralanıyor. 254 milyar dolarlık ihracatı en az yüzde 10 artırma hedefinde bu 3 temel sorunun çözümünün hayati öneme sahip olduğunu dile getiren sektör temsilcileri, aksi halde yeni rekorların zor olacağını, öte yandan ihracatçıya maliyetinin de katlanarak artacağını dile getirdi.

Dış ticaret, doğal akışının gereği olarak dünyanın her ülkesiyle saat farkı gözetmeksizin mal hareketinin sağlanmasını gerektiriyor. Bu da gümrük idarelerindeki resmi işlemlerin tamamlanabilmesi için mesai saatleri dışında da hizmet verilmesi ihtiyacını doğuruyor. Ancak firmalar, Türkiye ihracatının yaklaşık yüzde 5’inin gerçekleştiği serbest bölgelerde tamda bu noktada sorun yaşıyor.

Bekleme maliyeti artıyor

EKONOMİ gazetesine değerlendirme yapan ihracatçılar, talep edilmesi halinde gümrük müdürlüklerinin fazla mesai yapabildiklerini ancak aynı talebin Ticaret Bakanlığı’na bağlı bir diğer birim olan Serbest Bölge Müdürlükleri’nde karşılık bulmadığını söyledi. Diğer yandan limanlarda ve serbest bölgelerde de saat 22’den sonra giriş-çıkışlara izin verilmediğine dikkat çeken ihracatçılar, bu durumda da bekleme maliyetlerinin artmasının yanı sıra termin sürelerinin de uzadığını ifade etti. Sektör uzmanları, Cuma akşamı mesai alınmaması nedeni ile araç ya da konteynerin 3 gün beklemesinin navlun maliyetlerini ciddi şekilde etkilediğini belirterek, “Ürüne ve araca göre değişmekle birlikte lojistik maliyetine en az 2 bin euro etki edebilir. Terminde gecikme ise 5-10 bin doları bulabilir” dedi. Bu kapsamda sektör temsilcileri Ticaret Bakanlığı’na bağlı olan serbest bölgelerde yeterli personel istihdamıyla ya vardiya ya 24 saat çalışma modeli ya da fazla mesai uygulamasına geçilmesi talebinde bulundu.

“Bakanlık ile istişarede bulunuyoruz”

Dış ticaret işlemlerinde ihracatçıların sorunlar yaşayabildiğini söyleyen İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, bu sorunların çözüme kavuşturulması için birlik olarak ve TİM nezdinde bakanlıklarla istişarelerde bulundukları bilgisini verdi. Serbest bölgelerde fazla mesai uygulanmaması ile ilgili olarak iki vardiya sistemine geçilebileceğini dile getiren Pelister, böylece hem mesaili sistemin önüne geçilebileceğini hem de çalışma saatinin uzahyacağını belirtti. Pelister, diğer sorunlar ile ilgili ise şu ifadeleri kullandı: “İhracatçı Birliklerinde yaşanan onay sorunu konusunda bizim Birliğimiz çatısı altında bulunan çalışmalarda bir sıkıntımız bulunmuyor. Hafta sonu dahil çalışma ve süreçler devam ediyor ancak farklı Birliklerde yaşanan sıkıntının sebebi bazı kamu kurumlarından bilgi ve belge beklendiği için süreç uzamasından kaynaklanıyor olabilir. Dahilde İşleme İzin belgelerinde süre uzatımları konusunda ise daha önceki uygulamalarda olduğu gibi ek süre verilmesi faydalı olacaktır. Bizim talebimiz mevcut belgenin süresinin yarısı kadar ek bir süre verilmesi yönünde. Yine çok eskiden açılan belgelerin kapanmasını geciktirmeyecek bir çözüm bulunması yerinde olacaktır. Ayrıca ek süre için başvuru süresinin süre sınırlandırması olmadan veya daha uzun süre olması ihracatçılarımız açısından önem arz ediyor.”

“Hızlı koşan kazanıyor”

İhracatçı firmaların yaşadığı bir diğer sorun birliklerde yaşanan onay süreci ile alakalı. Bu durumun daha çok patates, kereste, soğan, bulgur gibi kayda bağlı ürünlerde yaşandığı belirtiliyor. Verilen bilgiye göre kayda bağlı ürün ihracatının en yoğun yapıldığı günler arasında yer alan cuma günü saat 16’ya kadar ilgili ihracatçı birliği genel sekreterliğinden onay verilip birlik kripto kaydı alınamazsa, onay masası mesai saatleri dışında sisteme yüklenilen evrakları göremediği için onay veremiyor. İhracatçı birliklerinde hafta sonu da mesai yapılmadığından, onay işlemi pazartesi gününe kalıyor. Oysa normal ihracatta mesai saatleri dışında da onay süreci sonuçlandırılabiliyor. Bu durum kayda bağlı ürün ihracatında süreçleri ve haliyle ihracat miktar ve değerini sınırlandırıyor. Bu alanda ihracat yapan şirketlerden biri de Reis Gıda. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, arzında sıkıntı yaşanan ürünler ile ilgili ihracat yasağı alınabildiğini ya da kayda bağlı hale getirilebildiğini belirterek bunun her ne kadar iç tüketim için alınması gereken kararlar olsa da diğer taraftan uzun vadede müşteri kaybına da yol açtığını anlattı. Reis, bu tarz ürünlerin ihracatı ile alakalı yaşanan sıkıntıların sonucunda pazar kaybının yaşandığını, rekabetçiliğin de negatif etkilendiğini belirten Reis, “Örneğin dışardan kırmızı mercimek alıyor ve işleyerek kayıtlı olarak ihraç ediyoruz. Ancak birliklerde onay süreci ile ilgili sıkıntı yaşanıyor. Çok daha süratli hareket etmemiz lazım ülke olarak. Artık teknoloji çağındayız. Hızlı koşan kazanıyor” ifadelerini kullandı.

“İhracat için bakanlıktan olumlu yanıt bekliyoruz”

İhracatçı firmaların çözüm beklediği bir diğer sorun ise dahilde işleme izin belgeleri ile alakalı. Ticaret Bakanlığı, bu konuda zaman zaman süre uzatımları ve kolaylıklar sağlıyor. Son olarak 2022 Nisan ayında Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle bu ülkelere ihracat yapanların belirlenen şartları yerine getirmesi halinde 6 aya kadar ek süre verilmesi uygun görülmüştü. Ancak Rusya-Ukrayna Savaşı’nın sadece bu ülkeye ihracat yapan firmalarımızı değil, tedarik zincirindeki bozulma ve kırılmalar nedeniyle aslında tüm ihracatçıların etkilendiği belirtilerek bu kolaylığın diğer ülkelere yapılan ihracatları da kapsayacak şekilde yaygınlaştırılması gerektiği vurgulandı. Yine ihracatçı firmalar, 31 Aralık 2022’de sona eren süre uzatımından faydalanamadığı için cezai müeyyide riskiyle karşı karşıya kaldığı belirtildi. İhracatçılar ülke sınırlaması ve süre bitiş tarihi sınırlaması olmaksızın, mücbir sebeple ek süre verilmesi yönünde talepleri var. Bu kapsamda çok sayıda ihracatçı firmanın da yazılı talebinin Ticaret Bakanlığı’nda beklediği bilgisi verildi. Dahilde İşleme İzin Belgelerinde süre uzatımına ilişkin tekstil sektörü firmalarından geri dönüşler aldıklarını anlatan İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Öksüz, “Kısmen de olsa Türkiye’de yeterli üretimi olmayan bazı ürün gruplarında sektörün Dahilde İşleme Rejimi kapsamında ithalat gerçekleştirmesi gerekebiliyor. Küresel rekabet şartlarının zorlaştığı bu dönemde ihracatçılarımızın mevcut konumlarını sürdürebilmeleri ve ülke ekonomimize katkılarının devamının sağlanması için süre uzatım taleplerinin Ticaret Bakanlığımız tarafından olumlu karşılanmasını bekliyoruz” dedi.

“DİR, ihracatçının başına bela olacak”

Güler&Dinamik Gümrük Müşavirliği Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Güler, Rusya-Ukrayna savaşı sonrası oraya iş yapan firmalara DİR ile ilgili süre uzatımı imkanı tanındığını hatırlattı. Ama genel anlamda özellikle tekstil sektöründe tüketimin düşmesi dolayısıyla ihracatta gecikmeler yaşandığını hatırlatan Güler, “Tekstilcilerin bu konuda sorunu var ve bekliyorlar. Bakanlık da hala bu konu ile ilgili inisiyatif kullanmadı. Bu bir sıkıntı. Birliklerden, TİM’den de bu konu ile ilgili çok sayıda yazı da gittiğini duyuyoruz bakanlığa. İhracatçı AB ve dünyadaki daralmadan kaynaklı ciddi sıkıntı yaşıyor. DİR’in bugün olmasa da yarın ihracatçının başına bela olacağı ortada. Serbest bölgeler ise hepimizin sorunu. Gümrük idaresi serbest bölgelerde işlemlerin tamamlanması için kolaylık sağlayıp mesai verebiliyor. Ama serbest bölge idarelerinde maalesef 5-6’dan sonra mesai vermiyorlar. Bu serbest bölgenin işleyişini kilitliyor. Artık dijitalleşen dünyada bu işler kolaylaştırılmalı. Antrepo beyannamesi dijitalleşti. Bir kopyasının gümrüğe gitmesine gerek yok. İthalat beyannamesinin de bir an önce elektronik ortama alınması gerekiyor. Dijitalleşme olursa mesai serbest bölgede bekleme gibi sorunlar da ortadan kalkacaktır” dedi. Güler, hali hazırda yaşanan sorunların ihracatçıya maliyeti konusunda ise şu ifadeleri kullandı: “Cuma akşamı mesai alınmaması nedeni ile araç ya da konteynerin 3 gün beklemesinin navlun maliyetlerini ciddi şekilde etkiliyor. Ürüne ve araca göre değişmekle birlikte lojistik maliyetine en az 2 bin Euro etki edebilir. Terminde gecikme ise 5-10 bin doları bulabilir.”

ekonomim.com

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

HAK’tan ithalatçı firmalara “tarih” uyarısı

HIZLI YORUM YAP



Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.