04 Temmuz 2022 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

Bursa 27°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

bettilt giriş

a

Enflasyon rakamı ne diyor?

Maalesef henüz enflasyonda en kötüyü görmediğimizi düşünüyorum. Bu noktada bana kalırsa zirveyi ne zaman ve hangi oranda göreceğimizin cevabı da oldukça zor.

Haziran ayı enflasyon rakamları açıklandı. TÜFE aylık %4.95 yıllık ise %78.6 artış gösterdi. Bu yönüyle bir miktar piyasa beklentisinin altında kaldı. Piyasada bu ay yıllık %79’luk aylık ise %5,40 civarında bir enflasyon bekliyordu. Yİ-ÜFE’de aylık %6.77 yıllık ise %138.3 olarak açıklandı. Açıklanan son enflasyon rakamlarıyla ÜFE-TÜFE makası %59,7 gibi tarihi rekor seviyeye yükselirken negatif reel faiz de %64,6’ya yükseldi.

Rakamları yakından incelediğimizde TÜFE kanadında ulaştırma kalemi yıllık %123,3 artış gösterirken gıda ise yıllık artış %93,9’a ulaşmış durumda. Yine ev eşyasında yıllık artış %81,1’e lokanta ve oteller kalemi ise %79.5’a yükselmiş. Yİ-ÜFE tarafında da enerji ve ara malı fiyatlarında hem aylık hem de yıllık artışlar oldukça dramatik görünüyor. Enerjide yıllık artış %317.8 aylık artış ise %12.02 iken yine ara malında da aylık %6.27’lik yıllık da %126.06’lık bir artış söz konusu.

Şimdi en çok merak edilen soru şu, acaba bu ay enflasyonda zirveyi gördük mü? Çünkü TCMB bize son enflasyon raporunda Mayıs ya da Haziran ayı gibi enflasyon zirveyi göreceğiz tahmininde bulunmuştu. Ama maalesef bu soruyu enflasyonun kaynaklarını dikkate alarak cevaplayacak olursak, maalesef henüz enflasyonda en kötüyü görmediğimizi düşünüyorum. Bu noktada bana kalırsa zirveyi ne zaman ve hangi oranda göreceğimizin cevabı da oldukça zor. Ama genel olarak tahminlere baktığımda ağırlıklı olarak 3. çeyrek sonu gibi %90’a yakın bir oranda zirveyi göreceğimiz düşünülüyor. Hatta son günlerde zirveyi üç haneli rakamlarda göreceğimiz tahminleri de giderek artıyor. Sene sonunu da en iyi ihtimalle %65-70 aralığında kapatabileceğimiz yönünde hakim bir beklenti olduğunu söyleyebilirim.

Enflasyonun kaynaklarının nasıl bir ilerleme göstereceği de belirsiz olduğundan ve hatta daha da önemlisi enflasyonla mücadele olmadığından enflasyonda zirvenin nerede ve ne zaman görüleceği belirsiz. Örneğin maliyet tarafında petrol fiyatlarının yılın ikinci yarısında nasıl ilerleyeceği belli değil. Ama hâkim beklenti en kötü ihtimalle 100 dolar üzerinde dengelenebileceği yönünde, güçlü bir düşüş ivmesi beklenmiyor. Yine önümüzdeki aylarda kurlarda son dönemdeki artışların da enflasyona etkisini daha net hissedeceğiz. Öte yandan yılın ikinci yarısında hem asgari ücrete hem de memur maaş zamları -enflasyonun maaşları güçlü bir şekilde eritecek olmasına rağmen- birkaç ay daha öne çekilen talep nedeniyle enflasyonda talep kanalı da bir miktar güçlenebilir. Tabi bir de enflasyon beklentileri kanalı var. Türkiye’de zaten uzun bir süredir enflasyon beklentileri kontrolden çıkmış durumda. Son gelen rakamlar ile bu kısım da enflasyonu beslemeye devam edecektir.

Bu noktada şu kısmı da değinmek isterim. Enflasyonun yukarıda anlattığım nedenlerine rağmen maalesef ülkemizde enflasyonla mücadelenin olmaması da enflasyonun giderek yükselmesinin nedenlerinden biri. Merkez bankası enflasyonla mücadele etmiyor. Savaş bitsin ve baz etkileri ortaya çıksın da şu enflasyon düşsün diye bekliyor. Fakat enflasyon kendi kendine düşebilen bir olgu değil. Merkez bankası diyor ki ama biz makro ihtiyati program uyguluyoruz ya o da enflasyonla mücadele diyor. Fakat maalesef makro ihtiyati politikalar enflasyonla mücadelede en başarılı politika olan sıkı para politikasının bir ikamesi değil tamamlayıcısıdır. Birlikte uygulanmadığında makro ihtiyati politikalardan istenilen sonuçları elde etmek de çok mümkün olmayacaktır. Kaldı ki kanımca son dönemde bizde uygulanan makro ihtiyati tedbirlerin asıl amacı da enflasyonu düşürmekten ziyade kuru aşağı doğru baskılamak. Sırf bu nedenle bile enflasyon üzerinde beklenen etkiyi yaratmasını beklememek gerekir diye düşünüyorum. Sözün özü enflasyonda en kötüyü henüz görmüş değiliz.

 

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

5-31 Temmuz’da ormanlık alanlara girişler yasak

HIZLI YORUM YAP

EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

konya eskort