21 Haziran 2022 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

Bursa 15°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

bettilt giriş

a

FED Kararları ve Piyasaya Etkileri

Yüksek gelmeye devam eden enflasyon ve enflasyon öncü göstergeleri demek FED’in daha da şahinleceşeği olarak yorumlanabilir.

Geçtiğimiz Çarşamba Fed merakla beklenen faiz kararını açıkladı. Daha önce yaptığı yönlendirmenin aksine 50 bp değil tam 75 bp’lik faiz artışı yaparak federal fon oranını 1,50-1,75 düzeyine çıkardı. 75 bp’lik artış aslında hem bekleniyordu hem de beklenmiyordu diyebilirim. Powell Mayıs ayındaki toplantıda bu toplantı için 50 bp’lik artışın uygun olacağını dile getirmişti ve 75 bp’lik artışı konuşmadıklarını ve olasılıklar dâhilinde de olmadığını söylemişti. Bu nedenle benimde dâhil olduğum bazı piyasa oyuncuları 50 bp’lik artış olur diye düşünüyordu.  Ama yine geçtiğimiz Pazartesi FED’in sızdırdığı iddia edilen ve Wall Sreet Journal’da yayınlanan bir makaleye göre 75 bp’lik bir artış yapılacağı dile getirildi. Bu haberden sonra piyasada hem de çok hızlı bir biçimde 75 bp’lik artış fiyatlanmaya başladı. Haliyle hem bu makale hem de JP Morgan ve Goldman Sachs gibi ünlü kurumlarında 75 bp beklemesi çoğu kesimde 75 bp beklentisi yaratarak fiyatlamalara girdi.

Gelelim kararın ayrıntılarına. İlk olarak şu tespitle başlayayım; 75 bp hem psikolojik hem de seviye olarak oldukça güçlü ve büyük bir artış. FED 28 yıl aradan sonra ilk kez 75 bp’lik bir artışla geldi. Karar gibi karar metninde oldukça şahin olduğunu söyleyebiliriz. Yine gözler FED’in bu toplantıda yayınlayacağı ekonomik projeksiyonlardaydı. Bu projeksiyonlarda 2022 yılsonu büyümesi %2,8’den %1,7’ye aşağı yönlü revize edilirken yine 2022 yılsonu enflasyonu da %4,3’den %5,2’ye yukarı yönlü revize edilmiş. Öte yandan yılsonu federal fon oranının düzeyi de %1,9’dan tam 1,5 kat artırılarak %3,4’e yukarı yönlü revize edilmiş. Haliyle bu yönüyle de baktığımızda yine oldukça şahin bir FED görüyoruz. Karar sonrası Powell konuştu. Piyasa Powell’ı daha ılımlı buldu. Çünkü ilk olarak Powell 75 bp’lik artışların sürekli olmayacağını dile getirdi. Piyasa ilk olarak özellikle bu kısmı olumlu karşıladı. İkinci olarak piyasaya göre FED’in her şeye rağmen enflasyonla mücadeleyi çok güçlü bir biçimde masaya koyması da olumlu. Hatta öyle ki FED bu uğurda ekonomik büyümeden feragat etmeyi bile çoktan göze almış. Yani bundan böyle resesyona girip girmeme FED’in çok da umurunda değil . FED aldığı kararlarla piyasaya bir nevi “ben başımın çaresine bakıyorum, siz de artık başınızın çaresine bakın” demiş oldu.

Powell’ın konuşmasından sonra piyasa olumlu tepki verdi. Fakat bir gün bile geçmeden başta ABD borsaları olmak üzere nerdeyse tüm borsalara sert satışlar geldiğini gördük. Bu sert satışların sebebi de zaten son haftalarda sıklıkla şahit olduğumuz “resesyon ve hatta stagflasyon fiyatlaması”ydı. Çünkü FED’in bundan böyle yüksek enflasyon nedeniyle bir hayli şahin ve sert geleceği anlaşıldı. Ayrıca ekonominin resesyona girmemesi konusunda da bundan böyle bir derdi olmayacağını da anlamış olduk. Artık FED’in tek ama tek amacı enflasyon olacak. Haliyle enflasyonla mücadelede agresif bir biçimde artan faiz oranları ekonomik büyümeyi yavaşlatarak ekonomi resesyona girebilir. Olur da faiz artışları enflasyonu düşürmez ise bu kez hem enflasyon hem de durgunluğun birlikte görüleceği stagflasyona geçiş olabilir kaygıları FED kararı sonrası daha da arttı. Ben böyle giderse 2023’ün ortası gibi ABD ekonomisi de kuvvetle muhtemel resesyona girer diye düşünüyorum. Yellen’ın da dediği gibi resesyon artık ABD ekonomisi için kaçınılmaz değil.

Bundan böyle FED’in sözlü yönlendirmelerinin etkinliğini kısa vade için azaldığını söylemek yanlış olmaz. Bu nedenle FED’in ne söylediğinden ziyade gelen verilere daha duyarlı olan ve gelen veriye göre fiyatlama yapan bir piyasa bizi bekliyor olacak. Başta enflasyon oranları bir hayli önemli olacak. Yüksek gelmeye devam eden enflasyon ve enflasyon öncü göstergeleri demek FED’in daha da şahinleceği olarak yorumlanabilir. Aksine enflasyona yönelik gevşeme şimdilik daha güvercin değil ama daha da şahinleşmeyecek bir FED olarak yorumlanabilir. Bu noktada hem veriye duyarlı hem de volatilitenin yüksek olacağı bir ikinci yarıyıl bizi bekliyor olacak.

 

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

YKS soruları ve cevap anahtarları erişime açıldı

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

konya eskort