15 Mayıs 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı 25.723.722 kişiye ulaştı.

Bursa 27°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a


Bengisu Coşkuner

Bengisu Coşkuner

21 Nisan 2021 Çarşamba

REKABET KURULU “GOOGLE” KARARI İNCELEMESİNDE HAKİM DURUMUN KÖTÜYE KULLANILMASI

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Rekabet hukuku etkin bir rekabet ortamının sağlanması ve rekabetin korunmasına ilişkin kuralları kapsayan bir hukuk dalı olup, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un ilk maddesine göre amacı, mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hakim olan teşebbüslerin bu hakimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamaktır. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde mal ve hizmet piyasalarında faaliyet gösteren ya da bu piyasaları etkileyen her türlü teşebbüsün aralarında yaptığı rekabeti engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve kararlar ile piyasaya hakim olan teşebbüslerin bu hakimiyetlerini kötüye kullanmaları ve rekabeti önemli ölçüde azaltacak birleşme ve devralma niteliğindeki her türlü hukuki işlem ve davranışlar, rekabetin korunmasına yönelik tedbir, tespit, düzenleme ve denetlemeye ilişkin işlemler bu Kanun kapsamına girmektedir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda yer alan “Haksız Rekabet” kavramı ile çokça karıştırılan “Rekabet İhlali” farklı kavramlar olup, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 3. maddesindeki “rekabet” tanımına göre rekabet ihlali, “mal ve hizmet piyasalarındaki teşebbüsler arasında özgürce ekonomik kararlar verilebilmesini sağlayan yarışın ihlali” olarak tanımlanabilmektedir. Buna göre, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun kapsamında rekabet ihlali sayılarak yasaklanan faaliyetler, Kanun’un 4. maddesine göre; mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, uyumlu eylem, karar ve uygulamaları ile 6. maddesine göre; bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hakim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye kullanması ve 7. maddesine göre; bir ya da birden fazla teşebbüsün başta hâkim durum yaratılması ya da mevcut bir hâkim durumun güçlendirilmesi olmak üzere ülkenin bütünü yahut bir kısmında herhangi bir mal veya hizmet piyasasındaki etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuracak şekilde birleşmeleri veya herhangi bir teşebbüsün ya da kişinin diğer bir teşebbüsün mal varlığını yahut ortaklık paylarının tümünü veya bir kısmını ya da kendisine yönetimde hak sahibi olma yetkisi veren araçları, miras yoluyla iktisap durumu hariç olmak üzere, devralması hukuka aykırı ve yasaktır. Burada amaçlanan, ilk başta bahsedildiği gibi mevcut rekabet düzeninin korunmasını sağlamaktır.

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesinde yer alan Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halleri ise;

a) Ticari faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesine doğrudan veya dolaylı olarak engel olunması ya da rakiplerin piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasını amaçlayan eylemler,

b) Eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülük ve edimler için farklı şartlar ileri sürerek, doğrudan veya dolaylı olarak ayırımcılık yapılması,

c) Bir mal veya hizmetle birlikte, diğer mal veya hizmetin satın alınmasını veya aracı teşebbüsler durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın veya hizmetin, diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da satın alınan bir malın belirli bir fiyatın altında satılmaması gibi tekrar satış halinde alım satım şartlarına ilişkin sınırlamalar getirilmesi,

d) Belirli bir piyasadaki hakimiyetin yaratmış olduğu finansal, teknolojik ve ticari avantajlardan yararlanarak başka bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabet koşullarını bozmayı amaçlayan eylemler,

e) Tüketicinin zararına olarak üretimin, pazarlamanın ya da teknik gelişmenin kısıtlanması şeklinde sayılmaktadır.

Bu şekilde, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’da yer alan rekabet ihlallerine konu eylem veya işlemlerin inceleneceği yer Rekabet Kurumu ve bu Kurumun da karar organı Rekabet Kurulu olup, yukarıda açıkladığımız şekilde Kanun’un 4, 6 ve 7. maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idari para cezası verilecektir.

Kurul kararları idari yargı denetimine tabidir ve iptal davasına konu edilebilmektedir. Buna göre, Kurul’un kararlarına karşı açılan davalarda görevli ve yetkili mahkeme Ankara İdare Mahkemeleri olup, ilk derece mahkemesinin verdiği kararlara karşı ise Danıştay’a başvurulacaktır. Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 55. maddesinde dava açma süresi gösterilmemiştir. Bu nedenle idari davalara ilişkin genel kurallar uygulanacak olup, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesine göre dava açma süresi özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde, Danıştay ve İdare Mahkemelerinde altmış gündür ve bu süre Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 54. maddesi gereği gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır.

Bu bilgiler ışığında söz konusu karar incelenecek olursa, Google Reklamcılık ve Pazarlama Ltd. Şti., Google International LLC, Google LLC, Google Ireland Limited ve Alphabet Inc.’ten oluşan ekonomik bütünlüğün (Google) genel arama hizmetleri pazarındaki hâkim durumunu kötüye kullanarak kendi yerel arama ve konaklama fiyatı karşılaştırma hizmetlerini rakiplerini dışlayacak şekilde öne çıkardığı iddiasına yönelik olarak Rekabet Kurulu’nca dosyanın müzakeresi sonucu 08.04.2021 tarihli, 21-20/248-105 sayılı kararı ile ;

– Hakkında soruşturma yürütülen Google Reklamcılık ve Pazarlama Ltd. Şti., Google International LLC, Google LLC, Google Ireland Limited ve Alphabet Inc.’ten oluşan ekonomik bütünlüğün genel arama hizmetleri pazarında hâkim durumda olduğuna,
– Google’ın kendi yerel arama ve konaklama fiyatı karşılaştırma hizmetlerine genel arama sonuç sayfasında konum ve gösterim olarak rakiplerine kıyasla avantaj sağlayarak ve rakip yerel arama sitelerinin Local Unit’e girişine engel olarak rakiplerin faaliyetlerinin zorlaştırılmasına ve yerel arama hizmetleri ve konaklama fiyatı karşılaştırma hizmeti pazarlarındaki rekabetin bozulmasına yol açmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiğine,
-Bu nedenle, Google Reklamcılık ve Pazarlama Ltd. Şti., Google International LLC, Google LLC, Google Ireland Limited ve Alphabet Inc.’e müteselsilen 296.084.899,49 TL idari para cezası verilmesine karar verilmiştir.

Devamını Oku

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün Tarihçesi

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Her yıl 8 Mart günü uluslararası olarak kutlanan ve Birleşmiş Milletler tarafından da kabul edilmiş olan Dünya Kadınlar Günü’nün tohumlarının 1908 yılında, yine New York’ta 15 bin çalışan kadının daha kısa mesai süreleri, daha yüksek maaş ve seçme hakkı talep etmesiyle atıldığı da söylenilmektedir. Bundan bir yıl sonra ise Amerika Sosyalist Partisi 8 Mart’ı Ulusal Kadınlar Günü ilan etmiştir. Bu günü uluslararası hale getirme fikrini ortaya atan ilk kişi ise “ Erkekler öldürdüğünde yaşamı korumak için savaşmak biz kadınlara düşer. ” sözü ile tanıdığımız Clara Zetkin olmuştur. 1910 yılında Kopenhag’da toplanan ikinci Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda Clara Zetkin’in, 8 Mart 1857 tarihinde tekstil fabrikası yangınında hayatını kaybeden kadın işçiler anısına 8 Mart’ın “Internationaler Frauentag” (International Women’s Day) Dünya Kadınlar Günü  olarak kutlanması önerisi konferansa 17 farklı ülkeden katılan 100 kadının, oybirliğiyle kabul edilmiştir. 8 Mart dolayısıyla ilk uluslararası etkinlikler ise 1911 yılında, Avusturya, Danimarka, Almanya ve İsviçre’de düzenlenmiştir. Bunlardan 10 yıl sonra, 1921 yılında üçüncü Uluslararası Kadınlar Konferansı’nda günün adı “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak değiştirilmiştir.

 

Ancak gerek Dünya Kadınlar Günü tarihinin ilk kararlaştırıldığı 1910 yılı gerekse ilk uluslararası kutlamaların düzenlendiği 1911 yılından sonra bahsi geçmeyip çok sonraları ileri sürülen, 25 Mart 1911’de New York’ta gerçekleşmiş Triangle Gömlek Fabrikası yangını da 8 Mart’a kaynaklık eden olaylar arasında gösterilmektedir.

 

1917 tarihine baktığımızda ise, Birinci Dünya Savaşı sırasında Rus emekçi kadınların “Ekmek ve barış istiyoruz” sloganlarıyla sokaklara çıkmasının ardından eylemlerin dördüncü gününde Rus Çarı’nın tahttan indirilmesiyle kurulan geçici hükümet kadınlara seçme hakkı tanınmıştı. Rusya’daki kadın yürüyüşü ve grevleri  eylemlerinin başlangıcı, Jülyen takvimine göre 23 Şubat’tı. Ancak dünya genelinde daha yaygın biçimde kullanılan Miladi (Gregoryen) takvimde ise bu tarih 8 Mart’a denk geliyordu. O yıl kadınların oy hakkı kazanmasının ardından 8 Mart günü Rusya’da ulusal bayram olmuştur.

 

Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yılları arasında bazı ülkelerde kutlanması yasaklanan Dünya Kadınlar Günü, 1960’lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri’nde kutlanmaya başlanmasıyla tekrar gündeme gelmiştir. Son olarak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olarak anılmasını kabul etmiştir . Ancak Birleşmiş Milletler’in resmi web sitesinin konuyla ilgili sayfasında, günün tarihçesinde 1857 tarihinde hayatını kaybeden işçilerin anısına atıf yapılmamış, 8 Mart gününün belirlenmesine kaynaklık eden olay olarak Rusya’da Çarlığa son veren 1917 yılının Gregoryen takvime göre 8 Mart günü kadınların protesto eylemleri ve grevleri ile başlamış olduğuna işaret edilmiştir.

 

Türkiye’de ise 8 Mart ilk kez 1921 yılında “Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya başlanmıştır. 1975 yılında “Birleşmiş Milletler Kadın On Yılı” ilan edilmesiyle birlikte Türkiye de bu kapsamda yer aldığı için 1975 yılında Türkiye’de “Kadın Yılı Kongresi” gerçekleştirilmiştir. Atatürk, yeni neslin yetişmesi ve eğitiminde birincil rol oynayan Türk toplumunda Türk kadınına verdiği önemi “Şuna inanmak lazım ki, dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir.” sözleriyle ifade etmiştir. Ülkemizde Cumhuriyetin kuruluş yıllarından itibaren kadınların siyasi ve toplumsal hayattaki konumunun güçlendirilmesine yönelik önemli adımlar atılmış, özellikle hukuk alanında kadınlara geniş haklar tanınmıştır.

Bu şekilde her yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde, kadınların toplum içerisinde, siyasette ve iş hayatında elde ettiği hukuki, sosyal ve ekonomik başarılar ülkemizde ve dünya çapında kutlanmaktadır.

 

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.