25 Mayıs 2022 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

Bursa 23°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Doç. Dr. Derya Hekim

Doç. Dr. Derya Hekim

20 Mayıs 2022 Cuma

2022’de ihracat nasıl şekillenecek?

0

BEĞENDİM

ABONE OL

TCMB, Kasım ayına ait ödemeler bilançosu istatistiklerini yayınladı. Bu istatistikler bizim için artık bir parça daha önemli çünkü yeni ekonomik model cari fazla üzerine kuruldu. Yeni ekonomik modelde bilindiği üzere düşük faiz ve rekabetçi kur ön plana çıkarılmıştı. Kur yükselecek, bu ihracatı arttırıp, ithalatı azaltacak ve cari denge sağlanacak. Cari fazla vererek enflasyon da kontrol altına alınacak.

TCMB’nin Kasım 2021 verileri modelde öngörülenin aksine sonuçlar vermekte maalesef. 3 ay fazla veren cari denge Kasım ayında 2.6 milyar dolar açık vermiş. Bu açığın kaynağı dış ticaret açığı, yaklaşık 3.5 milyar dolar. İhracat bir önceki aya göre %5 artmış ve 21 milyar 820 milyon dolara ulaşmış. Diğer taraftan ithalat %21 artarak 25 milyar 295 milyon dolar seviyesine çıkmış. Oysaki Kasım ayı rekor seviyede kur artışlarının yaşandığı bir aydı. Kasım ayı ortalama dolar kuru, Ekim ayı ortalama dolar kurundan %15 fazla. Euro/TL’de de benzer bir artış var.  Aynı ay reel efektif döviz kuru ise 6 puan düşerek 54’e indi. Kurlardaki bu artışa rağmen ithalatta düşüş değil tam tersine ciddi bir yükseliş var. İhracatta ise artış çok sınırlı kalmış.

TCMB henüz Aralık ayı ödemeler bilançosu verilerini açıklamadı ama Ticaret Bakanlığı’nın dış ticaret rakamlarından Aralık ayı dış ticaret dengesini takip edebiliriz. Keza cari açığın temel belirleyicisi. Aralık ayı dış ticaret verilerine göre aylık bazda ihracat 22 milyar 274 milyon dolar. İthalat ise 28 milyar 914 milyon dolar. Yani Aralık ayında da ihracatta bir önceki aya göre %2 gibi sınırlı bir artış görülürken, ithalattaki artış %14. Dış ticaret açığı ise 6.6 milyar doları buluyor. Kasım ayı dış ticaret açığının neredeyse iki katı. Bu dış ticaret açığının hizmetler dengesindeki pozitif bir bakiye ile elimine edilmesi çok zor. Aralık ayında da cari işlemler açığı ile karşılaşacağız. Üstelik Aralık ayı Dolar/TL ortalaması Kasım ayına göre %30’a yakın bir artış göstermiş. Euro/TL’deki artış ise %27.

İthalat neden artıyor?

Kurlardaki rekor artışlara rağmen modelin öne sürdüğü gibi ithalatımızda bir azalma meydana gelmemiş, aksine çarpıcı bir artış var. Kurlar yükseldikçe daha da yükselecek beklentisi ile bir kısım ithalat talebi öne çekilmiş olabilir. Ancak model ithalat talebinin azalması üzerine kurulmuştu. İthalatımızın yapısını dikkate aldığımızda bu beklentinin zaten çok iyimser kaldığını söylemek zorundayım.  Nihayetinde bizim ithalatımızın yapısı zorunlu mallardan oluşuyor. Kurlardaki değişme yerli ve yabancı mallar arasındaki nispi fiyat ilişkilerini değiştiriyor ancak ithal ettiğimiz malların çoğu bu fiyat değişikliklerine hassas mallar değil. Yani ithalatımız, fiyat esnekliği düşük mallardan oluşuyor. Tüketim mallarının fiyat esneklikleri daha yüksek ancak tüketim mallarının ithalatımız içindeki payı %11. İthalatımızın %79’u ara mallardan oluşuyor. Bu mallar üretim yapmak ve hatta ihracat yapmak için zorunlu olarak kullandığımız mallar. Haliyle fiyata karşı duyarlılıkları da düşük. Örneğin kur yükseldiğinde ithal ayakkabı daha pahalı hale geleceğinden daha az ithal ayakkabı alabiliriz ama enerji talebini yeterince düşüremiyoruz. Kasım ayında enerji ithalatımız beklendiği üzere artmış, 6.6 milyar dolar olarak gerçekleşmiş.

İhracattaki artış sınırlı

Kurdaki sıçramaya rağmen ihracattaki artış Kasım ve Aralık aylarında sınırlı kalmış. Kurun ihracatın üzerinde bir etkisi var kuşkusuz ancak bu etki sanıldığı kadar büyük değil. İhracatı belirleyen daha ziyade dış talep. Daha çok yeni, 2021 Aralık’ta, TCMB ekonomistleri Abdullah Kazdal ve Selçuk Gül tarafından yapılan bir çalışmada ihracat ile reel kur arasındaki ilişki araştırılmış. Çalışmada varılan sonuçlara göre reel kur, ihracatı son dönemde daha fazla etkiliyor. Ancak yine de bu etki sınırlı. Araştırmacılar Türkiye’nin ihracatında temel belirleyicinin Türkiye’nin ticaret ortaklarının gelirlerindeki değişmeler olduğunun altını çiziyorlar. Kısaca ticaret partnerlerimizin geliri yüksek olduğu dönemde dış talep canlı oluyor ve ihracatımıza olan talep de artıyor. Bu da modelin temel dayanak noktası olarak anlatılan kur ve ihracat ilişkisinin aslında zayıf olduğunu ortaya koyuyor.

2022’nin ilk çeyreğine yönelik beklentiler zayıf

Dış ticaret açığı iki aydır artıyor. Peki, 2022’nin ilk çeyreği için beklentiler nasıl? 2022’de ihracatın nasıl şekilleneceğini tahmin etmek için beklentilerin ne yönde olduğuna bakabiliriz. Ticaret Bakanlığı her çeyrek için Dış Ticaret Beklenti Anketi yayınlıyor. Sektörde en çok ihracat ve ithalat yapan 500 firmaya bu anketler gönderiliyor. Dolayısıyla sonuçlar sektörün içinde yer alanların beklentilerini yansıtıyor. Yapılan anket sonuçları bir beklenti endeksine dönüştürülüyor ve kamuya açıklanıyor. 2022 birinci çeyrek için ihracat beklenti endeksi bir önceki çeyreğe göre 15 puanlık bir düşüşle 115.8 seviyesinde gerçekleşmiş. İthalat beklenti endeksi ise 10 puanlık artışla 118.8 seviyesine ulaşmış. Kısaca ihracatçıların gelecek döneme yönelik beklentileri iyileşmiyor, aksine bir bozulma var.

Bunun yanı sıra aynı ankette ihracatçılardan ihracat yaparken karşılaştıkları en önemli sorunları sıralamaları istenmiş. İhracatçıların vurguladıkları en önemli sorun lojistik maliyelerindeki yükseliş. İkinci ve üçüncü sıraları ise hammadde ve enerji fiyatlarındaki artışlar almış. Daha önce de belirttiğim gibi bu problemlerin 2022’nin ikinci yarısından önce çözülmesi beklenmiyor. Yani 2022 yılı ilk çeyrekte ihracatta ciddi bir artış zor görünüyor.

Bir durum değerlendirmesi yapacak olursak; son iki ayda TCMB’nin politika faiz indirimleri ile birlikte yüksek kur artışlarını görmemize rağmen ekonomik modelin işaret ettiği cari fazlaya dair bir sinyal yok. 2022 yazında turizm gelirlerinde bir artış beklenebilir. Bu da cari dengeyi geçici olarak olumlu etkileyebilir. Ancak modelde anlatılan döviz birikimini sağlamaya yeterli olmayacaktır. Dış ticaretimizdeki yapısal sorunları çözmeden, ihracat ve ithalatımızın yapısını değiştirmeden cari dengede ancak geçici iyileşmelerle karşılaşıyoruz. Nihayetinde başladığımız yere geri dönüyoruz.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.