22 Şubat 2024 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

1xbetbetpasmariobet
a
en iyi rulet siteleri

Filmin sonu kötü bitiyor!

Gerek hasta gerekse hekim tarafından giderek artan MR, tomografi taleplerinin riskli bir boyuta ulaştığı uyarısını yapan Türk Radyoloji Derneği, aşırı kullanılan radyasyon içeren görüntüleme metotlarının toplumun radyasyon dozunu yükselttiğine, kanser riskini artırdığına dikkat çekiyor!

Ülkemizde MR, tomografi ve röntgen gibi radyolojik incelemelere yönelik olarak giderek artan talebi karşılamakta güçlük çeken radyologlar vatandaşı uyarıyor: “Gereksiz yapılan çekimler kanser riskini artırır.”

Türkiye’nin OECD ülkeleri arasında en çok radyolojik görüntüleme yapılan ülke olduğunu söyleyen Türk Radyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Can Çevikol, bu alanda “Avrupa şampiyonu” olduğumuzu belirterek “Radyolojik görüntüleme hekimin teşhis koymasına yardımcı olabilecek bir araçtır. Ancak gerekmediği hâlde MR ve tomografi çektirmek için hekime baskı yapmak, hekimin gereksiz yere bu görüntüleme işlemlerini talep etmesi kişinin aşırı radyasyon yüklenmesine sebep oluyor. Bu da kanser riskini artırıyor. MR, tomografi tek başına bir muayene yöntemi değildir. Hekiminize bu konuda baskı yapmayın” uyarısını yaptı.

MR YAZMAYAN HEKİMİ DÖVÜYORUZ!

Türk Radyoloji Derneği tarafından düzenlenen 44. Ulusal Radyoloji Kongresi’nde bilgi veren Prof. Dr. Çevikol, ülkemizde hekimlerin neredeyse her muayenesinin MR ve tomografi ile sonuçlandığını, eğer böyle olmuyorsa hastanın “Bu iyi hekim, benden MR istedi” algısının yaygın olması dolayısıyla hastanın bazen şiddete başvurarak MR, tomografi istediğini söyledi.

Prof. Dr. Çevikol “Giderek artan talebi karşılamak güçleşmektedir. Bunun en önemli sebeplerinden biri hekimlerin hastalara yeteri kadar zaman ayıramamaları ve bu yüzden radyolojik incelemeleri âdeta muayene yöntemi olarak kullanmalarıdır. Gereksiz radyolojik incelemelerin sayısının yüksek olması, zaten dünya ortalamasının altında radyoloji uzmanına sahip olan ülkemizde, iş yükünü ciddi biçimde artırmakta ve radyolojik inceleme kalitesini düşürmektedir” diye konuştu.

HİZMET ALIMINDA YANLIŞ TEŞHİS RİSKİ

Birçok kamu hastanesi ve üniversite hastanesinde, MR görüntülemesinin hizmet alımı şirketlerine devredilmiş durumda olduğunu söyleyen Prof. Dr. Çevikol, şu ifadeleri kullandı: “Hastane yönetimlerinin baskısı veya hizmet alımı şirketlerinin kâr amaçlı yaklaşımları sebebiyle dünyada standartları belirlenmiş olan tetkiklerin sadece çekim sürecini hızlandırmak ve daha fazla hasta tetkik gerçekleştirebilmek için standartların dışında yapılması sonucunda doğru çekim yapılamayabiliyor. Kısa sürede yapılan çekimlerde 24 saat boyunca çalıştırılan makineler dokulardaki değişiklikleri fark edemeyebiliyor.

Teleradyoloji kullanılarak yapılan uzaktan raporlama olaylarında klinisyen-radyolog-radyoloji teknisyeni arasındaki iletişim kopukluğu sebebiyle sıklıkla ya gereksiz kontrast madde kullanımı veya gerektiği hâlde kontrast madde kullanılmaması ve dolayısı ile uygun incelemenin yapılamamasına sebep oluyor. Bazen bir kanser vakası kaçırılabiliyor.”

SOSYAL MEDYA ÜZERİNDEN RAPOR

Sağlık Bakanlığı ve bazı üniversite hastanelerinde gelişen teknolojinin de desteği ile teleradyoloji sisteminin kullanıldığını aktaran Prof. Dr. Çevikol “Uzaktan raporlamada en önemli sorunlardan birisi, hizmet alımı firmalarının raporda imzaları bulunan radyologlar dışında, sosyal ağlar aracılığıyla kurdukları gruplar üzerinden raporlama sürecini ismi geçmeyen üçüncü kişilere devrediyor olmasıdır” dedi.

“Bazen bu üçüncü kişiler, BT ve/veya MR’ı yeni öğrenmeye başlayan ve bu konuda yetkinliği ve raporlama yetkisi olmayan bir radyoloji asistanı olabilmektedir” diyen Çevikol, Yani görüntülemeyi değerlendirenle raporun altında imzası bulunan kişi aynı olmayabilir. Zaten bir kişinin günde 300-500 görüntü değerlendirmesi mümkün değil. Bu durum başlı başına kanunsuzdur. Sağlık Bakanlığını bu konuyla ilgili bilgilendirdik. Bakanlığın bu konudaki denetimlerini artırması ve teleradyolojinin standartlarının oturtulması, hem tekrarlanan çekimleri azaltacak hem de daha doğru teşhis konulmasına yardım edecektir” ifadelerini kullandı.

TOPLUMUN RADYASYON DOZU YÜKSELİYOR

İstenilen tetkikin gerekçesinin uygun olup olmadığı tam olarak denetlenemediğini aktaran Türk Radyoloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. İhsan Şebnem Örgüç “İyonizan radyasyon içeren görüntülemelerin (Bilgisayarlı tomografi, röntgen vb.) sayısal olarak çok olması ve gereksiz yere çekiliyor olması toplumun kümülatif radyasyon doz miktarını da artırıyor. Dolayısıyla kanser riskini de artırarak halk sağlığını tehdit ediyor. Bir çekimin kanser riski normal olarak düşüktür. Ancak toplumsal radyasyon dozunun da bir sınırı var. Arka arkaya tekrarlayan çekimler sonucunda biriken dozlar genetik yatkınlık da varsa uzun vadede kanser riskini artırıyor. Gereksiz çekimlerin en çok yoğunlaştığı şehirler İstanbul, Ankara ve İzmir. Bu şehirlerin toplumsal radyasyon dozları da yüksek” dedi.

 

Kaynak:
https://www.turkiyegazetesi.com.tr/saglik/filmin-sonu-kotu-bitiyor-mr-tomografi-kanseri-tetikliyor-1005472

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Taklit ve tağşişli zeytinyağı uyarısı

HIZLI YORUM YAP



Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.