21 Haziran 2022 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

Bursa 23°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

bettilt giriş

a

GES beklenen ilgiyi görecek mi?

GES’in beklenen ilgiyi göreceğini düşünmüyorum. Çünkü getirisi oldukça düşük.

Geçtiğimiz Perşembe Hazine ve Maliye Bakanlığı önden yüklemeli olarak enflasyon ve artan döviz kuru ile mücadele için çeşitli kurumlarla birlikte bazı adımlar atılacağını duyurdu. Bu açıklamadan sonra Perşembe gecesi kurumlardan gerekli açıklamalar gelmeye başladı.

İlk olarak BDDK’dan gelen açıklamalara bir bakalım. BBDK tüketici kredilerini sıkılaştırıcı bazı makro ihtiyati adımlar attı. Bu anlamda tüketici kredilerinin vadesi kısaltılırken kredi kartlarında da asgari ödeme tutarı artırıldı. Ticari kredilere ilişkin adım da Merkez Bankası’ndan geldi. TCMB’de selektif krediler dışında yani yatırım, istihdam ve üretime gidecek krediler dışındaki ticari kredilerin zorunlu karşılık oranlarını %10’dan %20’ye çıkardı. Yani ticari krediler tarafında da kredi büyümesini azaltıcı bir adım atıldığını görüyoruz. Peki neden krediler tarafında böyle bir adım atılma ihtiyacı hissedildi? Bu noktada yapılan sözlü yönlendirmeye göre bu adımın sebebi ekonomiyi bir miktar soğutmak suretiyle enflasyonu azaltmak. Ama bir diğer görüşe göre aslında böyle bir adımın atılmasının asıl nedeni enflasyondan ziyade kuru baskılamak. Yani artan kredilerin döviz talebine gitmesi istenmiyor.

BDDK’dan gelecek bir diğer adım da yabancılara tahsisli swap imkanının sağlanacak olması. Bu adım da özellikle yurt içi döviz girişi açısından oldukça önemli. 2008 Ağustos kur şokundan sonra yabancıların TL aleyhine pozisyon almaları ve bu yolla döviz talebini artırmaları nedeniyle TL’ye erişimlerine kısıtlama getirilmişti. Şimdi bu kısıtlama belirli şartlar altında esnetilecek. Bu adımla özellikle borsaya yabancı girişinin artmasıyla borsa için olumlu olacağı beklentisi hâkim. Yine SPK’da ülke içi arzlarda ve yabancı piyasalardan fon temin etme aşamalarında aldığı ücretleri azaltacak. Yine bu yolla da ülkeye yabancı girişi haliyle döviz arzının artırılması amaçlanıyor.

Gelelim Hazine’nin çıkaracağı Gelire Endeksli Senete..

(GES). Türkiye ekonomisi aslında GES’e aşina. 1984’te Turgut Özal döneminde çıkarılan Gelir Ortaklığı Senedi’nin torunu diyebiliriz. Hazine GES’i ilk olarak 2009 yılında 2 yıl vadeli olarak ihraç etmiş. Bu nedenle yeni bir enstrüman değil. Bu enstrümana sadece gerçek kişiler sahip olabilecek. Enstrümanın getirisi Devlet Hava Meydanları İşletmeleri (DHMİ) ile Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü (KEGM) KİT’lerinin gelirlerini endeksli olacak. Senedin yıllık bileşik getiri %23,04 olacak iken dönemlik yani 3 aylık getirisi de %5,32 olacak. GES’in iyi karşılanabilecek tek tarafı size KİT’lerin getiri performansı ne olursa olsun 3 aylık en az %5,05’lik getiriyi mutlaka sağlayacak olması. Hatta KİT’lerin getirileri beklenti üstü gerçekleşirse getiri oranınız %5,85’e kadar yükselebilecek. Fakat buna rağmen GES’in beklenen ilgiyi göreceğini düşünmüyorum. Çünkü getirisi oldukça düşük. 3 aylık enflasyonun %16 olduğunu göz önüne aldığımızda azami sağlanan %5,85’lik getirinin ne oranda düşük olduğunu anlamak çok da zor olmasa gerek. Bu nedenle ekonomi yönetiminin de amacına hizmet edeceğini düşünmüyorum. Yani GES ile döviz talebini azaltıp TL’ye olan talebi artırmak çok mümkün görünmüyor. Bunu zaten şu an ki kur fiyatlamalarından da çok rahat anlayabiliyoruz. Bu nedenle GES kuru kuvvetle muhtemel baskılayamayacak. Ve hatta bir yönüyle kura talebi artırabilir diye de düşünüyorum. Şöyle ki; piyasada uzun zamandır getirisi oldukça yüksek olan Süper Bono veya Enflasyona Endeksli Tahvil Geleceği yönünde güçlü bir beklenti vardı. Bu araçlar gelecek diye KKM’ye ve dövize henüz geçmemiş kişiler de vardı. Ama getirisi oldukça düşük GES’in gelmesi ile kenarda bekleyen bu kesim dövize yönelebilir. Hatta şöyle bir bilgi de var, son günlerde kurdaki yükselişlerle birlikte KKM dönüşlerinde döviz yönelim de artmış durumda. İşte tüm bu nedenlerden dolayı GES piyasa beklentilerini maalesef karşılamış görünmüyor.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Hortum yüzlerce çam ağacına zarar verdi

HIZLI YORUM YAP

EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

konya eskort