01 Aralık 2022 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

a

NOSAB Başkanı Erol Gülmez iddialı; “Yetki verin elektrik ithal etmeyi bitirelim”

NOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez; Organize sanayi bölge müdürlükleri olarak, Türkiye’nin elektrik ithalatını 2 yılda bitirebileceklerini söyledi. Rekabet.net’in sorularını yanıtlayan Gülmez, “Konuyla ilgili bizlere fırsat verilmesini talep ediyoruz. Yasal düzenlemeler için bakanlıklarla görüşme halindeyiz” dedi. Hammadde fiyatları nedeniyle müşterilere fiyat veremediklerini de belirten Gülmez, Merkez Bankası’nın ihracatçılarla ilgili aldığı kararlara anlam veremediklerini ifade etti.

Özge Comba Alkış

2001 yılında kurulan Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB) bünyesinde bulundurduğu 250 firmayla üretime ve ihracata katkı sağlıyor.

Rekabet.net’e olarak NOSAB Başkanı Erol Gülmez’le sanayicinin durumunu konuştuk. Gülmez’in, sanayicinin en büyük gider kalemlerinden olan elektrik ile ilgili iddiası büyük… Gülmez, organize sanayi müdürlüklerine yetki verildiği takdirde, ülkenin herhangi bir yerine yapılacak yatırımla dışarıdan elektrik almaya ihtiyaç kalmayacağını söyledi.

İşte, yeşil enerjiden, ihracat ve ithalat rakamlarına, hammadde fiyatlarından elektrik ihtiyacına kadar birçok konu başlığını ele aldığımız röportajımızın ayrıntıları…

“İTHALATA DAYALI İHRACATI BİTİRMELİYİZ”

Sanayide çarklar dönüyor mu?

“Aslında dönüyor ama bunun niteliği önemli… Pandemiden dolayı Çin’deki tedarik zinciri Doğu Avrupa ülkelerine en çok da Türkiye’ye yöneldi. Bu konuda ciddi bir atış oldu. Ancak ithalat verileri burada çok önemli. Geçen yılın aynı döneminde göre yüzde 21,7 ihracatımız artmışken, maalesef yüzde 40,1 ‘de ithalatımız arttı. Cari açığımız da yüzde 129,7 arttı. Bu sürdürülebilir bir durum değil. İthalata dayalı ihracattan bir an önce kurtulmamız lazım.”

Yeşil Dönüşüm sanayicinin en önemli gündem maddelerinden… NOSAB’da konuyla ilgili somut adımlar atılmaya başlandı mı?

“Bir şirketin kullandığı enerjinin 2 katı büyüklüğünde güneş enerjisi yapmasının önü açıldı. Bu nedenle hızla güneş enerjisi santrali (GES) için firmalar tarafından başvurular gelmeye başladı. Hatta bölgemizde bir firmamız da GES üretimine başladı. 20 yıl önce fabrikalarımız güneş panellerine uygun olacak şekilde yapılmadı. Böyle bir teknolojiyi bilmiyorduk. Bu durumda da çatı güçlendirmesi ihtiyacı çıkıyor. Bu da maliyet ve zaman kaybı demek. Genelde yeni yapılmış firmalarla kısıtlı kalıyoruz.”

“TÜRKİYENİN ELEKTRİK İHTİYACINI 2 YILDA ÇÖZERİZ”

Enerji yatırımı ile ilgili bakanlıklara olan bir talebiniz var. Bahseder misiniz?

“Yeşil enerji ile ilgili bürokrasi çok uzun. Firmalar tek tek bunlarla uğraşamıyor. Biz bölge müdürlükleri olarak ülkemizin herhangi bir yerinde enerji üretimini yapıp sanayiciye yeşil enerjiyi kazandırmak istiyoruz. Bu yasa değişikliği mümkün olduğunda, Türkiye’nin bütün elektrik ihtiyacı 2 yıl içinde çözülecektir. Çatılarımıza panel koymakla enerji ihtiyacımızın tamamını karşılamak mümkün değil. Yasal olarak önümüz açılmasını ve OSB müdürlüklerine yetki verilmesini istiyoruz. Tarım alanı olmayan, güneş enerjisi alanı ilan edilen bölgelerde enerji yatırımı yapmak istiyoruz. Kurumsal olarak mali gücümüz ve kadromuz var. Türkiye’de enerji (elektrik) ithalatını 2 yılda sıfıra indirebiliriz.”

“İHRACAT YAPMAMIZ MÜMKÜN OLMAYABİLİR”

AB 2050’de karbonnötr olmayı hedefliyor. Bu nedenle AB kıta dışından gelen ürünlere karbon miktarına göre ek vergi getirme hazırlığında… Türkiye en çok ihracatı da burayla yapıyor. Kriterler karşılanmazsa neler olabilir?

Zaten biz bu kriterleri yerine getiremezsek ihracat yapmamız mümkün olmayacak. AB kendi üreticilerini korumak için yaptığı bir uygulama bu… Özellikle batı Kocaeli’nden İzmir’e kadar olan bölgelerdeki bütün OSB’ler konuyla ilgili çalışmalara başladı.  Eğitimler almaya başladık. Çünkü aksi takdirde önümüzdeki yıllarda ihracatımıza engel olacak bir konu olduğunun farkındayız.”

“ŞİRKET BATARSA SUÇLU YÖNETİCİDİR”

Türkiye’de hammadde fiyatları oldukça yüksek. Bir iş insanı olarak sebebini ne olarak görüyorsunuz?

“Türkiye’de fiyatlar oldukça yüksek. Yatırım yapmaya korkuyoruz. Yatırım yapamadığımız için de gelen taleplerin hepsini karşılayamıyoruz. Sonuçta hepimiz bir iş yapıyoruz. Şirket batarsa veya kirasını ödeyemezse orda bana göre çalışanların suçu olmaz. Yöneticinin suçu vardır”

“MERKEZ BANKASI’NIN KARARLARI ANLAŞILIR DEĞİL”

Merkez Bankasının ihracatçının gelirleriyle ilgili almış olduğu kararlar var. Buna göre ihracatçıya gelirlerinin önce yüzde 25’i ardından da yüzde 40’ını Merkez Bankasına satma zorunluluğu getirildi.  Ek olarak da firmalar gelirlerinin en az yüzde 30’unu bir bankaya satmayı taahhüt edecek. Ne düşünüyorsunuz?

“İhracat gelirlerimizi (döviz) zorunlu olarak TL karşılığında bozdurmak zorunda kalıyoruz. Ancak hammadde alışlarımızı da döviz üzerinden gerçekleşiyor. Yüzde 40 gerçekten bizi çok zorluyor. Zaten az bir karla yaptığım ihracatın büyük bir makasını da özel bankalara bırakmak zorunda kalıyorum. O nedenle bankalarda kar patlaması var. Şimdi en son düzenlemeyle Eximbank’tan aldığımız ihracat kredisini şarta bağladılar. Şimdi gelirimizin yüzde 30’unu da istiyorlar.”

“MÜŞTERİLERE FİYAT VEREMİYORUZ”

Hammadde fiyatlarında durum nedir?

“Hammadde fiyatlarını hiçbir şekilde öngöremiyoruz. Hem tüketici hem üretici olarak fiyatların ne kadar arttığını görebiliyorum. Enerji ve hammadde fiyatlarında ki durmadan yükseliş nedeniyle müşterilere fiyat veremez olduk. Üstelik bu değişimler döviz bazında oluyor. Ekonomiden sorumlu kişiler politika faizini ısrarla sabit tutuyorlar. Bu yaşamın doğal akışına aykırı bir durum. Madem kapitalist bir yönetim biçimimiz var. Bari kurallarına uyalım.”

Rekabet.net

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

URTEB Genel Başkanı Özenalp; “Yönetim hukukun üstünlüğüne inanarak, adil ve rekabetçi olmak zorunda”

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.